İnsanları gözlemliyorum, evet, sizleri izliyorum her gün. Boş boş odada oturmaktan farklı şeyler yaptığımda oluyor bazen, ne o gücendin mi?
İnsanları yargılamak değil işim, tanrı dururken benim ne haddime, kimsenin görevini üzerime alarak inandığım düşünceleri gereksizleştirmek gibi bir amacım yok, senin varsa buyur, her gün yaptığın gibi…
İnandığın dogmalara karşı gayet saygılıyım, bir kaç soru sormam mı seni ‘iman’ dediğin kafesinden uzaklaştırıyor anlamıyorum. Senin kafan ermez böyle şeylere demekle ne elde ediyorsun anlamıyorum…
Yeri geldiğinde uzun sakallı ‘hacı’, gelmediğinde ise pis bir orospu ya da piçsin; peki sen nesin? Adın ne diye sorduklarında falancayım filancayım dediğine hiç mi gücenmiyorsun. Doğru, falanca ve filancayı ayırt edemeyen sen için saçma bir soru oldu…
Örnek diye yanıp tutuştuğunu biliyorum, hatta şu satırı okurken de ‘hadi canım ciddi misin’ diye egonu da tatmin ediyorsundur…
Gel şimdi otur yamacıma. Buralar insanlara dik uzandığından pek yağış almaz ve kuraktır, aklında ot dikip burayı sarmaşıklar diyarına döndürme planların varsa şimdiden söyleyeyim, sen ekmeden o çoktan kavrulacak…
Din üzerinden konuşmaya başla önce ki karşıdaki deri montlu arkadaş gelsin yanına ve başlasın sana islam misyonerliği yapmaya. Yoruluncaya kadar serbest bırak, eninde sonunda egosunu tatmin edip uzaklaşacak yanından. Nelerden bahsetti, oruç dedi, namaz dedi, kötülüklerden uzaklaştırır dedi, ana dedi, bacı dedi…
Bir kaç ay sonra bu molekül yığını yanına 37 ekran hatun alacak ve ‘at avrat silah’ üçlüsünü elinden geldiğince uygulamaya koyulacak. ‘Kadın’ının tenine dokunmak için saatlerce uğraşacak, ona çilek bile yedirecek olmadı tecavüz edecek; ha sonradan düşünce özgürlüğünü sana yaşatmayan bu adam sevişme özgürlüğünden bahseder olacak. Sorduğunda ise ‘günahı benim boynuma lan’ diyecek emin ol…
Ha bir de dişiler var ki onlara hiç girmiyorum, popolarının pohpohlanmasından her zaman zevk alan, bir sivrisinek gibi karşısındakinin kanını, beynini sömüren varlıklar…
Aşk mı, yapma canım, o da ne? Milletin birbiriyle sevişmek için kullandığı bir oyuncak o…
Sevgi, neden mi bende yok, hak eden yok da ondan…
Bir kez gerçek gözlüğünü tak ve korkma şu insanlardan. O zaman istediklerinin nasıl tıpış tıpış ayağına geleceğini göreceksin…
Beklemek erdemdir derdi birisi, öldü kokuşarak bir masa ucunda ama değdi sonucuna…
Öldü dedik anlamadın mı?!

Bu yazı toplamda 527 kez okunmuş...

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live