Bir yıl daha kapandı iyisiyle kötüsüyle…
Geçen yılbaşı yaptığım ya da yapamadığım şeylere üzülürken bu sene her şeyi boş vermişliklerle yeni seneye adım atmak gerçekten çok hoştu…
Öncelikle geçen bir yılın 10 gün ya da 6 ay öncesi diye bir şey yok, geçen yıl ‘geçen yıl’ olarak kalmalı hatıralarda, ders çıkarılmalı, ara sıra mastürbasyoncu bir çocuğun eline verilip becertilmeli doyumsuzca ve öylesine unutul(ma)malı…
Bir tekila ve 33cc içip sizin sınırlarınızı zorlamak bazen ve o an elde edemediklerinizi, aldatarak kazanırım sanmak; yüzsüzce, onursuzca bir başkasına anlatıp kendini hâlâ dürüst kabul etmek, aşk!
Birilerinin işinin olduğunu bilerek onu başka bir yerlere samimice(!) davet edip, sonra da ‘fakat senin böyle böyle işin varmış, tüh, yazık, keşke gelebilseydin…’ demek dürüstlük!
İçini kusabilmek, canın sıkıldığında gidip, istediğinde hapsetmek kendini odaya, özgürlük!
Kral ve kraliçeyi oynayıp, Caesar sanmak kendini ve katilinin Brutus olduğunu bile bile oynamak rolünü; tutsaklık!
Neymiş peki bu kadar önemli olan?
Hayatlar, yalanlar, insanlar?
Ben söyleyeyim, tek önemli olan o kuru poponuzun canlı kalabilmesi, başka da bir şey değil…
Gerisi mi, sen söyle yeter…
Düşün, ufak bir beyin ve koca bir egoyla…
Sonra kendini öv, salyanı akıt boşluğa ve sat bedenini parçalanıncaya kadar…
Evet, siz yine dürüst, yine başladığınız yerde, yine pis ve mağara varisi insanlar olarak hatırlanacaksınız…
Bizler mi?
Boş ve katları…
Saygılar…
Bu yazı toplamda 287 kez okunmuş...
jādз
sĸųĹĹcāη