‘Hayatımda acı tatlı onca an yaşamışım ki anlat anlat bitiremiyorum’ demek isterdim lakin bir çoğunu hatırlayamıyorum. Lise hayatım yok gibi sanki, sanırım unutmak istediğimi unutuvermekte üstüme yok. İlkokul arkadaşlarımın bazılarının yüzünü görsem hatırlamam. Sahi ne gamsız adamım ben be!
Aşağıdan devam ediyoruz, tekrar söylüyorum ‘kim bunlar’ diye sormak yok çünkü onlar güzel bir müzik grubuydu…
Sen Nesin Vol. XXX
Lise döneminizde ilk defa aşk ile tanışmışsınızdır. Aşkı tattığınız kişinin peşinden tam 2 sene koşturmuşsunuzdur. O lisede kalmışken siz artık üniversiteli olmuşsunuzdur ve yüzünüze bile bakmayan o kişiyle bir anda sevgili oluvermişinizdir. Lakin bu ilişki şuna benzer bir telefon konuşmasıyla bir anda bitivermiştir;
-Sıkıldım artık, yürümüyor bu ilişki…
-Neden ama aşkım, niçin yürümesin, ben çok mutluyum…
-Eh insan 2 ay süresince sadece 3 saat görüşünce kendini insan olarak görmemeye başlıyor…
Ve sessizlik…
Arkadaş Anlatıları Vol. XVII
Sıcak bir yaz günü, kendini köyünün en çapkınlarından sanan bir arkadaş ve onun arkadaşı İzmir Hilton’un oralarda Sevgi Yolunu aramaktadırlar. Bundan bıkan arkadaşlar birine sormaya karar vermişlerdir. Arkadaşı, kendini çapkın sanan kişiye karşıdan gelen televizyon camlı gözlüklü, bol topuklu, gladyatör zırhı kemerli iki bayanı göstererek onlara yolu sormasını söylemekte bir nevi gazlamaktadır. Cesaretini toplayan çapkın çocuk kızlara dönerek;
-Bayan bakar mısınız Sevgi Yolu nerede acaba?
-(Bayanlar hal ve hareketlerini bozmadan yürümektedirler)
-Bayan! Bayan!
-(Bayanlar hâlâ yürümektedir)
-Bayan…
Bu Nedir Vol. VII
Bir konsere gideceksinizdir lakin konser geç saatte biteceği için evinize gitmek için arabanız kalmayacaktır. Bunu bildiğiniz için bir gece öncesi onların evinde kalmak için arkadaşınızdan söz alırsınız. Buna güvenerek konserinize gelir, bir güzel eğlenirsiniz. Son şarkıya girildiğinde arkadaşınız yanınızdadır ve o da eğlenmektedir. Şarkı bittiğinde artık eve gideceksinizdir ki arkadaşınız ortalıkta görülmemektedir. Hemen dönüp diğer arkadaşınıza sorarsanız;
-Falanca nerede gördün mü?
-Onlar biraz önce metroyla gittiler…
-Nasıl yani!?
…
Gecenin ilerleyen saatlerinde 80-90 km uzaklıktaki babanızı kaldırır, çağırırsınız. Ve gecenin ilerleyen saatlerinde meze niyetine bir ton laf işitirsiniz…
Ben Ne Oldum Delisi Vol. I
Üniversitenin bir bölümü kendi arasında bir turnuva yapacaktır. Turnuvayı organize eden arkadaşınız başka bölümden olsanız da ilginizi bildiği için sizi bu turnuvaya davet eder. Turnuvada şans eseri siz birinci olursunuz lakin bunu kutlayacak bir kaç sahte gülücük hariç pek kimse kalmamıştır ortada. Ödül olarak çift kişilik yemek bileti kazanırsınız…
Aradan iki ay sonra yemeği yiyecek kişiye biletleri vermektesinizdir;
-Falanca, al bakalım sana çift kişilik yemek bileti…
-(Yanlış anlayan falanca) Ama benim o gün işim vardı, em küm…
-Ben tekim, siz çiftsiniz ya onun için veriyorum sana biletleri…
-(Rahatlama belirtileriyle) Ha! Çok teşekkürler…
Bu Nedir Vol. IV
Bir konsere sırf başlarında birileri olsun diye çağrılmaktasınızdır. Yapacak bir şey olmadığı için konser alanına gidersiniz, arkadaşınızı görür, onun arkadaşlarından birine gönlünüzü kaptırırsınız. Konser boyunca çok iyi eğlenirsiniz; msn, cep telefonu daha sonra hepsi peşi sıra gelir…
Arkadaşlarınızı zorlayaraktan tekrar buluşur ve duygularınızın sağlamlığını test edersiniz ve sıra açılmaya gelir. Uzun konuşmaların sonuna doğru;
-Beni kırma cesaretini gösteremediğin için seninle çıkmam…
-(Bu kadarına da pes edasıyla) Hö!?
Yurdum İnsanı Senfonisi Vol. XI.
İzmir’in ünlü bit pazarında arkadaşınızla hem gezmekte, hem de o aralar sinemalara yeni düşmüş ‘Maymunlar Cehennemi’ adlı filmin korsanını aramaktasınızdır. Bir telefoncuya filmin olup olmadığı sorarsınız;
-Abi hayırlı işler biz film arıyoruz da…
-Buyur, hangi filme bakmıştın?
-Maymunlar Cehennemi diye bir film yeni çıktı…
-(Anlam verememe ifadesiyle) Ne Cehennemi?
-Maymunlar abi…
-(Alttan dünya porno arşivini çıkararaktan) Boş verin gençler maymunu falan ben size y.r.klar cehennemini veriyim…
Ve kaçarak uzaklaşırsınız…
Ben Ne Oldum Delisi Vol. XVI
Üniversiteye yazılmaya gitmektesinizdir. Üniversite şubesi kalabalık olur düşüncesiyle başka şubeden para yatıracaksınızdır. Aynı şubeye gelmiş bir baba kız daha vardır. Aileler sohbete başlar, siz de kızı kesmektesinizdir falan. O arada anneniz size dönerek;
-Bizimkisi her yeri kazanıyordu, annem neden kimya mühendisliği yazmadın?
-Neden yazacağım ya, sonunda sokaklarda şampuan mı satayım!
Diğer kızın suratı ekşir, babası ise bize dönerek;
-Bizim kız da kimya mühendisliği yazmıştı…
Her neyse sonuçta hayat böyle gülerek, ağlayarak geçiyor. Ağlama oranı bazen gülme oranını geçse de olsun iyiyiz be böyle!
Belki Devam Eder
DDD

Emrah Budak