The Feast of the Sacrifice

23:33

Yine geldik çattık bir bayrama…
Belirtmiştim, belirtmeye de bu gidişle devam edeceğim. Sevmiyorum bu günü, hele ki kendi düşünceme, kısacası dinime; gerçi benim dinim de yok ama ait olmayan bir günü neden kutlamak zorunda bırakılırım anlayamadım gitti. Tamam, bir yere kadar toplum kurallarıdır, hoşgörüdür, falandır fakat bu bayramın ilginç bir özelliği daha var; katliam…
Şimdi bir kaçı kızacaktır, vay efendim onlar bizlere sunulmuş nimetlerdir, tanrı onları bize yararlanalım diye yarattı, İsa zaten çobandı, Anjelina Jolie’nin dudakları çok büyüktür falan…
Hikâyeyi biliyorsunuzdur, onun için anlatma gereksinimi hissetmiyorum…
Ayrıca size bir de but ayırdım, en yağlı kısmından, eritin eritin yemeklerinizde kullanın…

Madem düşünüyoruz öyleyse varız, yoksa kendi varlığımızı kanıtlayamadığımız gibi var da olmayız, o zaman saksıyı az kullanmanın vaktidir dedim giriştim işe; öncelikle bir yaratıcı olduğu kesin, fakat bu üstün zekânın ki kendisi sizlerden epey bir akıllıdır, kurbanla, onun ne biçim kesilip kaçta kaç oranında dağıtılacağı ile ilgileneceğini sanmıyorum. O ki atomun derinliklerinden, evrenin uçsuz bucaksız alanlarını tasarlamış, 4 bacağı, süngerimsi bir beyni olan ufacık bir koyuna kafa yoracağını sanmam, hele ki ortada egoist biri söz konusuysa…
Gariptir, bazen de sorarım kendime, tanrı dediğimiz ulu kuvvet, hiç kimseye muhtaç olmadan yaşarken, neden bizleri yaratma gereksinimi duymuştur; neden cinleri, melekleri, ona yamuk yapacağını bildiği halde şeytanı ve insanları yaratmıştır? Ben burada susuyorum, çünkü düşündükçe örümcek ağına yakalanmış uğur böceği gibi havasız kaldığımı hissediyorum…
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, siz bir varlığı alın, içine ölüm korkusunu yerleştirin, o yetmesin bir de üstüne ölümden sonraki safsatayı koyun. Ee sonuçta evrilerek gelmiş, doğuştan korunmasız bu küçücük akıllar bu soru işaretini nasıl noktaya çevirsin?
Zor olsa gerek…

Bu arada, have a nice feast darling…

Toplamda 11 kez okunmuş...

9 Yorum Var...

  1. U&B demiş ki:

    Katliam bayramımız kutlu olsun efendim.

  2. _triancula_ demiş ki:

    et kokuları gelmeye başladı bile. sabahın ilk ışıkları. Van’dan Latif Bey koyunu Melek’le törenimize teşrif ettiler bile.

    yakında kesilcek koyun, koç, kuzu falan kalmayınca acaba ne kesicek insanoğlu çok merak ediyorum.

    at?
    tilki?
    yılan?

  3. baris demiş ki:

    selam fırat bu yazın da ötekiler gibi güzeldi tbrkler..
    arada bana ugra konuşalım arayı uzatma senden fikirler alacam ;)

  4. cnslgy demiş ki:

    Gerçekten çok iyi ifade etmişsin.Yakın zamana kadar bende kafama takmıştım bu konuları baktım cevabı kimse bulamıyor bende aramaktan vazgeçtim.Belki de kolay yolu seçtim.

  5. tosbaa demiş ki:

    u&b: Doğru, bayramınız…
    triancula: Sır…
    baris: Bakalım artık…
    cnslgy: Başkalarının bulamadığını biz buluruz belki, belli mi olur…

  6. kelimebitkisi demiş ki:

    konuşa konuşa bi yere varamadığın ama tartışmaktan acayip zevk aldığın konular vardır ya hani… din gibi işte, tanrı var mıdır yok mudur gibi, siyaset gbi belki. görecelidir herkesçe ve “ben böyle düşünüyorum kardeşim!” diyene dek karşındaki, sen kendi fikrini empoze etmeye çalışırsın ona. hiç bir allahın kulu da bu kadar çabalamaya rağmen kendi safına çekememiştir ya… neyse. :)
    bi gün yüzüyüze geldiğimizde oturup konuşalım fırat. birbirimizi kendi saflarımıza çekmeye çabalayalım. olur mu?
    ;)
    :*

  7. tosbaa demiş ki:

    kelimebitkisi: Desene güzel bir gün olacak =)

  8. etki alanı demiş ki:

    Düşüncelerime tercüman olmuşsun.Bu yaşıma rağmen kabullenemediğim düşünceleri “alışkanlık”nedeniyle yerine getirmek zorunluluğu beni çileden çıkarıyor.
    Bu arada isminin Fırat olduğunu okudum.Benim oğlumla adaşsın.Daha da sıcak geldi bloğun.
    Sevgiyle kucaklıyorum seni….
    TüTü

  9. tosbaa demiş ki:

    etki alanı: Küçük annem benim =)

Yorum Bırakın...

Yorumunuz...

Küçük bir uyarı: Yorumlarınızın Türkçe imlâ kurallarına uygun olması, yayınlanmasında etkin rol oynayacaktır...