Tam Anlamıyla…
Eylül 22, 2008 21:00
Maskesi yoktu, güzel görünmek için boyaya ihtiyaç duymuyordu. Hayata dil çıkarıyordu her zaman, fazla bir şeyi yoktu yanında ama her şeyiyle oradaydı…
Yalındı, erkekti; bazen en narin çiçek, bazen en zehirli diken oluyordu kalbinde. Bazılarının kabası, bazılarının ‘o’ diye adlandıracağı birisiydi…
Gerçekçiydi aynı zamanda, deliydi, kurtulamadıklarından inadını çıkarırcasına gülümsüyordu…
Romantikliği sevmezdi o. ‘Erkek, erkek gibi; kız, kız gibi olmalı’ derdi her zaman. Ufacık kedilerle konuşmasını saymasak, belki de öyleydi…
İçtendi, yalındı, o, orada…
Gözyaşı…
Çok ağladım derdi, her şeyini anlatırdı, dinlemesi güzeldi, dinlerdim. Sıra bana geldiğinde saçmalardım, oraya, buraya sıçratırdım…
Dışarıya çıkartıldığı halde atan kalplerden bahsederdim ona, o da beni vücudumun şok düğmesine basar istem dışı sözcüklerin ağzımdan dökülmesini sağlardı…
Tatları, gözyaşları tuzludur derdi; tattım, kendi olmayan tuzlu sularda yüzdüm…
Dün…
Yağmur yağıyordu sokaklara. Bankamatik ışıkları yanıyordu terbiyesizce, göz kırpıyorlardı bazen…
Oturmuş vücudumun titremesini engellemeye çalışırken düştü bir yıldırım, beynimin ta derinlerine; ben ne yapıyorum?
Ve bir mesaj, sen iyi birisin…
Ben…
Beceremiyorum güzel olanı, çirkinleştiriyorum her şeyi. İlk düşen yaprak gibi olmuş kalbim, boşver be dost…
Evet, o tam anlamıyla…
Tam anlamıyla…
‘O’ydu…
Sevildiğim zamanlar…
Birer öykü oldular…
Meraklı çocuklara anlatıldılar…
Aynı olduğu gibi…
Yaşandı gibi…
Unutuldular…
Toplamda 84 kez okunmuş...

тяϊāηĸųĹā
25 Eylül 2008 Per saat 01:32
hayata dil çıkaran bir adam…
işte en güzeli bu!
26 Eylül 2008 Cum saat 18:22
“İlk düşen yaprak gibi olmuş kalbim, boşver be dost”
hoşmuş…
27 Eylül 2008 Cts saat 16:39
jade:
nargile: Sağol…