Şişe

03:23

Ben nasıl bir gemiymişim ve beni nasıl bir şişe sarmalıyormuş hâlâ anlayamadım…
Hem bedenen hem ruhen çok yoruldum. Uzaktaki, oradaki, yanımdaki derken o kadar çok yıpranmışım ki…
Bazı gerçekler, olamayacaklar acıtıyor kalbimin derinliklerini; bazıları ise o kadar yapmacık ve kolay görünüyor ki gerçekten o duyguyu yakalayamıyorum. Sizden bu yüzden kaçıyorum çünkü ben kimsenin zaaflarını kullanmadım bugüne kadar ve kullanacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz…
Ve evet, erkeklerin de duyguları varmış, onlar da acı çekiyor, sus pus oluveriyorlarmış en ufak kalp kırıntısında ve onlar da delicesine sevebiliyorlarmış, her ne kadar unutuldu sanılsa da…
İnsancıklar, seviyorum sizleri, ölürken dahi bana kazık atıyor olacaksınız lakin olsun, razıyım. Son nefesimi dahi çekerken içime, ders çıkarabilmek yaşadıklarımdan; sanırım beni ben yapan bu…
Özledim gözlerine bakıp konuşmayı, benimle dalga geçişini; beni sevişini…

Senin gibi beni kimse sevmedi…
Dönmedin gittiğin yerden geri…

Toplamda 17 kez okunmuş...

4 Yorum Var...

  1. triancula demiş ki:

    ve böyle buyurdu zerdüşt deme bana. bunu yapma, bunu bana yapma. içim sıkılıyor anlıyor musun şişesi tahtadan insan! (kötülere bişe olmaz, kötüsün sen, ben de kötüyüm, herkes kötü!)

  2. ANNA demiş ki:

    g..te giren şemsiye açılmaz…

  3. jade demiş ki:

    ooof offf..

    “HASRET
    yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
    belini sarmayalı
    dokunmayalı sıcaklığna karnının
    yüzyıldır bekler beni bu şehirde bir kadın…

    aynı daldaydık, aynı daldadık
    aynı daldan düşüp ayrıldık
    aramızda yüzyıllık zaman
    yol yüzyıllık..

    yüzyıldır koşuyorum alacakaranlıkta ardından…”

    demiş Nazım Hikmet…

  4. skullcan demiş ki:

    biri hep farklı olur.

Yorum Bırakın...

Yorumunuz...

Küçük bir uyarı: Yorumlarınızın Türkçe imlâ kurallarına uygun olması, yayınlanmasında etkin rol oynayacaktır...