Red Green Blue

23:58

Bazı şeylerin beklenmedik zamanlarda olması kadar doğalı, güzeli, mükemmeli var mı şu dünyada?
Paragraf başına hiç böyle mi başlanır diye sormayın, çünkü bir haftadır kural tanımaz şekilde ortalarda geziyorum…
Ve evet hâlâ mutluyum…
Red
Ufak bir odadaydım, yanımda iki kişi daha vardı fakat yüzlerini tam olarak göremiyordum. Önce içeriye ailelerimiz girdi, sonra önlükleri kanlı doktor kılıklı adamlar. Birden üç parçaya bölündük; kafa, gövde ve bacaklar. Önce onlar parçalara bölündü; birisi öldü, diğeri can çekişiyordu. Tam onlara gülerken ben de bölündüm. Daha sonra diğer insanlardan birinin gövdesi, diğerinin bacakları dikildi üstüme. Doktor kılıklı adamlar ‘2 ay böyle yaşayabilir’ dediler. Ölümün korkusu üzerime çöktü, 2 ay, bazen o kadar uzun ve bitmek bilmeyen, bazen de kısacık bir zaman dilimi. Annem ve babam oradaydılar ve onlara bu dünyadaki en şanssız adamın ben olduğumu söylüyordum…
Green
Daha bu yazın başı. Finallerle cebelleşiyorum, sıcak bir yandan, sıkıntı bir yandan sürüp gidiyor. Bitse de 2,5 aydır gidemediğim evime kavuşayım diye çabalıyorum. Son matematik sınavına giriyorum ve o günün akşamı evde oluyorum. Derken aradan bir hafta geçiyor, evden sıkılıyorum. Yapacak meşgale, uğraşacak bir şeyler aranıyordum. Tam o sırada bir arkadaş ‘yaz okulundan ders alalım mı?’ diye soruyor bana. Hemen atlıyorum üstüne, fakat kimse demiyor ki yaz okulunda hoca dersi arkasından pitbull koştururcasına anlatıyor, üstten ders almak saçmalık vb. diye. Üstüne deniz yanıklarından bir gün okulu asmam da eklenince buyurun cenaze marşına. Evet, 2 ay, haftanın bir günü, sabahın köründe derse gittim; hiç bir şey anlamadım, yarın sınav var, muhtemelen boş kağıt vereceğim. ‘Haniymiş benim aslan oğlum’ sloganlarına kulağımı tıkadım, bu çocuk süpermen değil, bu sefer an-la-ma-dım. Ha bu arada matematik sınavı mı, DC geldi sağ olsun…
Blue
Hayatın ne zaman ne çıkaracağı bilinmiyor karşınıza. Bazı ilişkiler vardır, peşinden koşturtur, yıllarca süründürür, sonunda tam ilişkiye başladık derken hevesinizi alır, 2 ayda ayrılırsınız. Fakat kimse bilmez ki gerçek sevginin, satranç taşlarının arasında değil de, tavla zarlarının üzerine kazılı olduğunu. Kim derdi ki bu koca çocuk bir gün, başkalarının ona söylediklerini, başkalarına söyleyecekti. Ve kim bilirdi ki bir yudumluk kahverengi gözlere sahip birinin hayatını renklendireceğini, bu senesine umutla bakmasını sağlayacağını. Şirin bayan, bana ben değil ‘biz’ hazzı tattıran kadın…
Teşekkürler…

Toplamda 56 kez okunmuş...

4 Yorum Var...

  1. freepuppet demiş ki:

    . ..oy oy mutluuu fırat hiç gitmesin :o)

  2. handan :) demiş ki:

    hehe bencede hiç gitmesin bu mutlu fırat =)

  3. triancula demiş ki:

    gözlerim ağlamakta. sümüklerim de oluştu ama benim şimdi.

    layn bu günleri de mi görücektik, sıpa!

  4. Tosbaa demiş ki:

    freepuppet: Gitmez gitmez…
    handan: Gitmeyecek ki…
    triancula: Görecektin ya!

Yorum Bırakın...

Yorumunuz...

Küçük bir uyarı: Yorumlarınızın Türkçe imlâ kurallarına uygun olması, yayınlanmasında etkin rol oynayacaktır...