Bugün, 3 haftadır, sabah 6, akşam 19 staj seansımdan kurtulduğum bu haftasonu hem kafamı dağıtmak hem de dayımın oğlunun sünneti için memlekete geldim; memleket dediysem benden sadece 150km ötede olan köyüm.
İlk önce dedemi karşıladım, 1 aydır kendisini doğru düzgün görememiştim, zavallım sıcaktan olsa gerek mışıl mışıl uyuyordu, bağırdım ettim ama uyandıramadım. Derken bahçe domatesi, bahçe patlıcanı, bahçe karpuzuyla güzel bir ziyafet çektikten sonra dedem uyandı ve ‘sabah olmadı mı’ dedi. Yaşlılığının belirtileri yavaş yavaş ortaya çıksa da, hâlâ bıraksanız tarlaları çapalayacak, bidonla ağaçları sulayacak. Yaş 70 ama eski toprak onlar, işi bırakmak ile ölüm bir onlar için.
Derken amcamın kızını gördüm, daha 11 aylık ama şimdiden yürümeye başlamış yavaş yavaş. Bir bebek bu kadar hızlı yürüyebiliyormuş mu şaştım kaldım. Ayrıca beni pek fazla görmediği için korkuyor ama sanırım zamanla bu korkusunu yenecektir.
Derken sünnet çocuğuna geldi sıra. Ben ağlayacak falan sanıyordum ama paşamız bir elinde döner, bir elinde kola gel keyfim gel diyordu. Meğersem artık sünnetler lazerle, ısıtmayla yapılıyormuş. Her ne kadar kullananda marifet olsa da bu yöntemi bulan biz mühendislere, sünnet çocuğu adına, sonsuz teşekkürler.
Belki yıllar sonra, dayımın oğlu bu satırları okuduğunda bana kızacak ama pipisini ilk gördüğünde ‘ya bu neden bu kadar küçük’ demesinin ardından dayımın ‘ya ne olacak, sanki bir işin var’ demesi hepimizi kırdı geçirdi. Ufak bir almanya bağlantısından sonra ise dayımın bana attığı fotoğrafları gördüm ve gülmekten yerlere yıkıldım.
Demiştim, köylüyüm ben, orada doğdum, traktör, kasa nedir az çok bilirim. Fakat böyle bir sahneyi hayatımda görmedim.
İşte karşınızda: 20TL’lik branda, bir traktör kasası ve kuyu suyu ile portatif havuzunuz karşınızda. Fotoğraftakiler ise dayım ve oğlu olmakta.
Herkese iyi gülmeler..
Dip Not 1: Resimlerin şimdiden çalınacağını bildiğimden sitemin adresini yanlarına iliştirdim.
Dip Not 2: İnsanın ailesinden başka arkasını dayayabileceği başka bir ‘şey’in olmadığını bugün bir kez daha gördüm.




Emrah Budak