Üç Gün Kala

Yorum Yok...

Ben hayat oynayamıyorum…
Oynayacak olsam ebeleniyorum çoğu zaman…
Küçük bir çocuk olup kaçıp gitsem büyümekten, çekmesem cefasını bu dünyanın, sarılsam toprağa sımsıkı…
Çekse gövdesine her bahar ağaçlar beni, çiçek olsam bazen, sonra mantar, böcek belki…
Her gün aynı rüyalarla sonucunu göremeden uyanmak, umursamadan tekrar yatağa girip, yorganına sarılarak olamayacakları hayal etmek; güzel, acı fakat mutlu…
Kardeşin, dostun dediğin kişinin bile bazen yamuk yapmasına gülüp geçmek…
Bekle ben geliyorum…
Ve biraz tatil…
3 gün kala…

Toplamda 6 kez okunmuş...

Yeni Yıl Yeni Yıl Zort!

Bir Yorum Var...

Bir yıl daha kapandı iyisiyle kötüsüyle…
Geçen yılbaşı yaptığım ya da yapamadığım şeylere üzülürken bu sene her şeyi boş vermişliklerle yeni seneye adım atmak gerçekten çok hoştu…
Öncelikle geçen bir yılın 10 gün ya da 6 ay öncesi diye bir şey yok, geçen yıl ‘geçen yıl’ olarak kalmalı hatıralarda, ders çıkarılmalı, ara sıra mastürbasyoncu bir çocuğun eline verilip becertilmeli doyumsuzca ve öylesine unutul(ma)malı…
Bir tekila ve 33cc içip sizin sınırlarınızı zorlamak bazen ve o an elde edemediklerinizi, aldatarak kazanırım sanmak; yüzsüzce, onursuzca bir başkasına anlatıp kendini hâlâ dürüst kabul etmek, aşk!
Devamını okuyun…

Toplamda 16 kez okunmuş...

What Da Fuck!

Bir Yorum Var...

Bugün bir kez daha kanıtlanıyor ki ‘hayâ’ ve ‘yüz’ kavramlarının anlamları yok olmuş gitmiş. Tamam, bir kızın ‘haya’sının (şapka yok dikkat et) olmasını beklemiyorum fakat ‘yüz’ denen şey bir insanın düzeyini kanıtlayan bir olgudur, buna dikkat edilmelidir; bunun da yok olması gerçekten beni benden alıyor şu sıralar…
Aslında toplumun geçtiği bir süreç olarak kabul edilebilir bu durum, her şey o kadar güzel ‘çıkar’ üzerine kurulmuş ki; bugün onla, bunla ya da şuyla, buyla mutluysan tamam, ertesi gün duruma göre ayar veririz nasılsa…
Günlük yaşamımda boş zamanlarımın çoğunu insanları izlemekle geçiririm, bunun içindir ki çok az kazık yerim, ‘tadını sevmediğim bir şeyi’ de karşı tarafa atmaktan çekinirim. Yine de hayatımda yediğim 3 büyük kazık bulunmakta; bir, iki ve işte geliyor, üç! Devamını okuyun…

Toplamda 49 kez okunmuş...

Şellalle

Yorum Yok...

Hayat ilginç…
Bir insan, on beş gün boyunca ileride hatırlamak istediği en ufak bir şeyi not olmak istemez mi? Yoksa hayat o kadar doludur ki sayfalar mı yetmez, bilinmez…
Lakaplı insan korosu ninnileriyle uyumak varken zamana sarılıp, unutulmanın verdiği huzurun koynuna sığınıp, hülyaya dalmak, soluk soluğa sevişmek, çığlık atmak, sıcak ve soğuk!
Arkadaş kazıklarının tadını özleyip, kendini kazıklamak ve mağara adamlarının aldığı haz ile yalnız sevişmek şöminenin başında, bir ayı postu ve hayvansal içgüdülerle birlikte. Islak bir bankı saymassak eğer… Devamını okuyun…

Toplamda 10 kez okunmuş...

Bakış Açısı Da Değişir

6 Yorum Yapılmış

Dünya değişiyor, insanlar da ona inat yerinde durmuyor tabi ki…
Ben de değiştim, insanlara inat onların değiştiği yöne değil, yok olma tehlikesi altında bulunan bölüme doğru kaydım…
Zorluklarını az ya da çok yaşamadım değil. Koskoca üç ayıma yazık oldu kabul ediyorum, fakat inanın bazı şeyleri yaşamadan öğrenemezdim. ‘Ben söylemiştimleri’ genelde ben telaffuz ederken şimdi başkalarından bunu duymanın ne kadar da sinir bozucu bir şey olduğunu anlıyorum…
Tanrıların bile birbirini becerdiği bu dünyada aşkların sahte olması da kaçınılmazdı tabi ki, ben ne bekliyordum ki zaten… Devamını okuyun…

Toplamda 62 kez okunmuş...

Bir Sınavın Anatomisi: Matematik

Yorum Yok...

Vize haftam son hızıyla devam etmekte. Bugün tüm mühendis adaylarını ilgilendiren matematik dersinin sınavını başarıyla olduk…

-Sınav öncesinde yapılanlar;
Bu dersin bendeki yeri biraz daha farklıydı. Yazın üstten ders maceramın neden bu derse uğramadığına şaşarım. Şu anda ne bu dersi alıyor, ne de bu sınava giriyor olacaktım fakat kader bizi buralara kadar getirdi. Öncelikle sınava çalışmaya başlama isteği ilk uyandığı sıralar ortalarda ne bir kitap, ne bir not, ne de önceki yıllara ait sorular elimde vardı. Ders öğretmeninin inanılmaz bilgisinin yanında anlatım becerisinin düşük olması, bu dersin öğrencilerini sıkacak olacak ki derste bilgisayar kullanma, sohbet etme, ‘batağa kaçalım mı’ sözcüklerini sarf etme olasılıklarımız gittikçe arttı…
Devamını okuyun…

Toplamda 29 kez okunmuş...

Bir Sınavın Anatomisi: Digital Electronic

Yorum Yok...

Vize haftam boyunca sınavlarımı yorumlamaya ilk olarak çok sevdiğim bir ders olan digital electronic‘ten başlamak isterim…

-Sınav öncesinde yapılanlar;
Geçmiş yılların sınav sorularını incelemekle işe başladım ki geçmiş yılın sınav ansiklopedisi desem daha iyi olacak. Lakin konuya hakin olamamamın getirdiği eksiklikle konuların gözden geçirilmesine karar verdim; her sınav da olduğu gibi. Konuya göz gezdirdikten sonra her şeyin kolaylaştığını fark ettim doğal olarak, bir kaç terim, yeni elemanlar, sistemler derken konuya iyice hakim oldum…
Sayfalar dolusu kağıt doldurdum çalışırken, hoca şu ne dese çözecektim o derece…
Devamını okuyun…

Toplamda 25 kez okunmuş...

Ka-Boom!

5 Yorum Yapılmış

Yaşamı yeni yeni anlamlandırmaya başladım…
Öncelikle özel yaşamınız; sadece tek kişiye özel olup başkalarıyla paylaşılmayan, gizli ibadetleriniz, ruhani liderleriniz, tanrılarınız, kadınınız. Daha sonra ise iş hayatınız; amacı sadece doymak bilmeyen karnınızı doldurmak olan, insan topluluklarının birbirlerini yemelerini kolaylaştıran oyunlara verilen isim. Bu oyunu güzelleştiren tek güzel yan ise, hoşunuza ne gidiyorsa insanları o şekilde katledebilmeniz…
Bazen derilerinizin altında ne saklıyorsunuz çok merak ediyorum; kuru bir et parçası mı yoksa buharlaşıp gitmiş ruhlarınız mı? Devamını okuyun…

Toplamda 57 kez okunmuş...

The Good The Bad and The Ugly

3 Yorum Yapılmış

Hayatın bir yandan sevindirici, bir yandan sıkıcı, bir yandan az yalanlı kısmını tecrübe edinirken, insanların hayatınızdan birer birer eksilmesi ne kadar ilginçmiş. Hani derler ya ‘kötü gün dostu’ gerek diye, artık onlardan istemiyorum…
-Abo, ne dedi!
Evet, öyle dedim ve katılıyorum…
Bunda belki benim de eksikliğim var ama elimden geleni yapıyorum, kendime zaman ayıramıyorum, tatil kelimesi çok uzak bana. Beş dakika için kavga eder oldum, sonra o sözde kazanılmış dakikaları birer birer uykusuzluklarıma harcadım…
Ne yaptığımın farkında değilim fakat işin sonu güzel bir yere çıkıyormuş gibi geliyor bana ya da en azından şimdilik öyle… Devamını okuyun…

Toplamda 58 kez okunmuş...

Son Günler

5 Yorum Yapılmış

Günün 30 saate çıkmasını istiyorum!
Zaman artık yetmiyor bana, hayatım boyunca beklediğim mutluluk beni buldu, kabul, fakat her şey her zaman dengede mi olmak zorunda?
Sanki gün çabuk geçmiş gibi erkenden uyuyorum, zaman hiç kalmamış gibi her şeye koşturuyorum…
Hastalık da üstümde şu aralar, envai çeşit meyve yememe karşın burnum sümük musluğu gibi akmakta…
Söz oyunları yok artık, yalın; aynada ne görüyorsam o…
Geçen ölümü de düşündüm ya!
Söylemedi demeyin, kötü bir şeyler olacak, hissediyorum…
Kafayı yememe az kalmış olabilir mi?
Yoksa men-a-pause mu?

Toplamda 50 kez okunmuş...

« Eski Girdiler |