Ka-Boom!
Kasım 22, 2008 02:14
Yaşamı yeni yeni anlamlandırmaya başladım…
Öncelikle özel yaşamınız; sadece tek kişiye özel olup başkalarıyla paylaşılmayan, gizli ibadetleriniz, ruhani liderleriniz, tanrılarınız, kadınınız. Daha sonra ise iş hayatınız; amacı sadece doymak bilmeyen karnınızı doldurmak olan, insan topluluklarının birbirlerini yemelerini kolaylaştıran oyunlara verilen isim. Bu oyunu güzelleştiren tek güzel yan ise, hoşunuza ne gidiyorsa insanları o şekilde katledebilmeniz…
Bazen derilerinizin altında ne saklıyorsunuz çok merak ediyorum; kuru bir et parçası mı yoksa buharlaşıp gitmiş ruhlarınız mı?
Hepimiz aynı ranzalarda uyurken, neden üsttekiler sürekli bizlerin üzerlerini pisletmeliler? Ne zaman kendi yaptıklarının daha iğrenç olduğunu anlayıp, bu eksikliklerinin farkına varıp alta geçecekler?
Doğanın kanunu bu mu; yoksa bir türlü kaybedemediğimiz ’sonsuz istek’ döngüsünün etrafı yok etmesi mi?
İşte onun için diyorum ki;
Buradan sonrasını okumamanızı şiddetle tavsiye ederim…
Patlama noktasındayım artık!
-Kıçı kıytırık 3-4 ders ile uğraştığım yetmiyormuş gibi bir de saçma sapan insanlarla uğraşıyorum. Beni unuttun zırvaları çekenler, sözüm sizlere!
Sanki geçen sene siz beni unutmamıştınız! Her şey bu sene mi farklı oldu? Evet, oldu! Kim olduğumu öğrendim, kısacası iki günlük arkadaşlıklar için beynimi yoracak halim yok! Kendime ayıracak 2 nanosaniye bile bulamazken benden bazı şeyler için fedakârlık beklemeyin, bunu bekleyecek bir kaç kişi var ve maalesef siz onların içinde değilsiniz; çok yazık, çünkü kendimi bir b.k sanmamı sağladınız!
-Ayrıca bana ne ekonominin girdi ve çıktılarından, bu benim işim mi, ekonomistler ne güne çalışıp didinip duruyorlar o zaman!
-Bu arada madem bugün isyan günü, bu siteye girip yorum bırakan saçma arkadaş ki o kendini çok iyi biliyor, annen ile ilişkiye mi girmem gerekiyor ille çeneni kapatmam için? Pardon şimdi hatırladım, annen çoktan o yolları geçmişti değil mi? Ve evet annenin performansı hala ‘çok kötü çok kötü çok kötü’! Lütfen biraz eğit onu tamam mı? Fakat hayır, annenle sadece zevk için sevişiyorum! Ölmüş yakının falan varsa bana adreslerini yaz, en büyük fantezimi gerçekleştireyim…
-Diğer sözüm her şeyi ‘armut piş ağzıma düş’ olarak görenlere; bu diyarda hiç bir şey çalışılmadan elde edilmiyor, ha siz öyle sanıyorsanız sanmaya devam edin…
-Oh be dünya varmış…
tüm bunları boş verip yaşamak mı, yoksa üç günlük dünyada içindekileri dışarı vurmak mı?
Karar sizin…
*Fotoğraf için Onur Kek’e teşekkürler…
Toplamda 57 kez okunmuş...

тяϊāηĸųĹā
25 Kasım 2008 Sal saat 13:30
canım takma bunları…
ko g.tüne rahvan gitsin!
27 Kasım 2008 Per saat 08:46
hem vur hem boş ver!
ne de olsa yaratığının yanında olsanda kaşısında olsanda o seni aynı gözle görecek.
14 Aralık 2008 Paz saat 21:53
bu yazı..
sanırım her qün bitiminde içimden haykırdıqım sözler…
hiç bir zaman dışa vurumunu yapamadıqım düsünceler.
her zaman karsı tarafın kırılmaması yara almaması için içe atılan sözler…
dışa vurduqun için saqol…
24 Aralık 2008 Çar saat 23:38
kuzum bir pitladin pir pitladin… kendimizi savunalim mi?
Rahat ol… sallama.. geh sarilayim sana $öyle bi… heeeh… öpeyim bi de yanakindan.. aferin ogluma :))
25 Aralık 2008 Per saat 02:36
=D
Ohh yarasın yavrusuna =)