Çağla Badem

7 Yorum Yapılmış

Bugün lanetli kesin, ertesi akşam karın ağrısı, baş zonklaması ile yastığa iyileşmesi amacıyla konan başım, bu sabah karamsarlıklarıyla kalktı o yastıktan tekrar…

~~

Ben taşra çocuğuyum, ağaçların üstünde, tarlalarda, bahçelerde geçti 18 yılım. Sizler plastik bebekleriniz, arabalarınızla oynarken ben tütün kırdım, zeytin topladım, bahçe suladım. Sizler ilk aşkınızın tadına bakarken ben babamdan dayak yiyordum, hem de tüm aile fertlerinin gözleri önünde ve yine de ağlayamıyordum salya sümük. Geçen bir arkadaşıma sordum, baban seni hiç dövdü mü diye, gelen cevap hayır yalnızca kulağımı çekti oldu. Gülecektim, gülemedim; lakin ona, o anda ne anlatsam komik, belki kaba, şiddet dolu gelecek, babamın nasıl da kötü biri olduğunu düşünecekti…
Ah babam, onun da çocukluğu aynıymış, dedem onu atın üstünde zeytin piçiyle dövermiş. Fakirlermiş, siz fakir olmak ne demek bilir misiniz? Herkesin bal, börek, muz yemesine dayanamayıp, samandan bir gofret yemek için yumurta çalmanızdır fakirlik. Babanızın bunu öğrendiğinde size dayakların en güzelini hazırladığını da bilirsiniz, ama can dayanmaz, yaparsınız. Şimdi anlıyorum babamın ellerinin neden taş gibi olduğunu, tuttuğunu kopardığını. Umarım ben de onun gibi güçlü olurum ileride…
Taşra çocuğuyum ben, kara toprağın içinde yoğrulmuş, tozu, kiri yadırgamayan, küfreden taşra çocuğuyum…
Yörüğüz biz, hem de Ege Yörüklerinden. Bu ne demektir bilir misiniz? Bizim kanımızda Efe’lik yatar, düşmana ilk kurşun yatar, mertlik yatar, öleceğini bilsen de yaptığının arkasında durmak, kız kaçırmak, adamlık yatar!
“Ahbap düşman oldu ben buna şaştım aman aman” deriz sözlerimizde, dosta olan güvenimiz yatar kalplerimizde, güvenir, yaşatır sonunda ölenler yine gururlarıyla biz oluruz…
Çam ormanına bedenimiz gömüldüğünde, belki her bayram mezarımıza su dökmeye gelen yârimizi bekleriz…

~~

Yemeğimi yerken aklıma geldi hepsi, sonra kalktım yerimden, hapishaneme doğru yol alırken gördüm onu; çağla badem…
Kaç para dedim, yarım kilosu 3ytl dedi satıcı çocuk, koy dedim. Torbayı elime aldığımda hepsine, tek tek baktım; ağacından koparılıp tane hesabı satılan aşklara, plastik hayatlara hüzünlendim, ağladım…

Aileme…

Toplamda 27 kez okunmuş...

Yaşıyorum

6 Yorum Yapılmış

Evimdeyim en sonunda, huzurun bu kadarını başka hiç bir mabet de görmedim, zaten hiç bir mabede de inanmadım…
Evimin penceresinden soğuk giren bir odasında, ucu bucağı dağlardan görünmeyen kasabamda, çamurlu musluk suyunu içtiğim güzel yuvam. Her şeyi anlatmamı isteyen annem, torun bekleyen babam, beni sevdiğini gözleriyle belli eden dedem…
Daha ne isterim ki bunlara sahipken…
Her şey çok kolay onların kanatlarının altındayken, yalnızlığımı bile hissetmiyorum, tanrı nerede?
Tek derdimiz akşam yemeğinde ne pişireceğinizse, huzuru iliklerinize kadar hissediyorsanız, boş verin her şeyi, yaşamaya bakın…
Ufak bir kız olsa, kollarımın arasına alsam onu daha güzel olur belki her şey, fakat şu anda dostlarımın minicik mesajları bile yetiyor, dertler bir süreliğine kapsama alanı dışında…
Ne demiş Rıfat Ilgaz;

Ben ölmedim…
Beni öldüremediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum iste,
At kıçında sinek gibi,
Tövbe, tövbe!

Düştükse itibardan;
Ölmedik ya, yaşıyoruz iste,
Yaşıyoruz dedik,
Yaşıyoruz be!
Hey, fincancı katırları!

Öptüm…

Toplamda 5 kez okunmuş...

|