"ve son" Etiketli Yazılar Gösteriliyor

Ms. Z

2 Yorum Var

Karşı pencerenin küflü kulpunu tutan bir çift el…
Olasılıksızlıkların olasılığının maksimuma vurduğu bir uzaklık bu yakınlık…
Tezat kendi içinde; günberi, az çok! Hayalin ve gerçekliğin savaşında ölen masumlar, sen ben, biz olamamak…
Ton balığı misali konservede geçirmek tüm hayatını, açılacağı günü bekleyerek…
Heyecanı kalmayan birisinin heyecan dilenmesi başkalarından, dünyanın sonu, düşünceler…
Ölen masum insanların yerine geçen iyi insanlar, ne mutlu ki yaşıyorlar, evet…
Tanrı özenmekteyken bizlere, taparmış fareler; ağlar, eğermiş dik durması gereken boyunlarını…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

M

2 Yorum Var

Bir nisan şakası geçiyor hayat bizlere…
‘Değişim şart’ diye bağıranlar işlerine geldiklerinde ‘değişmeme’nin merkezi haline gelebiliyorlar…
Herkes kuşunu öttürdüğü yerde müslüman…
Bahar geldi, her yer çimen kokuyor şu günlerde; üzerlerinde akşamdan kalma sevişilme izleriyle…
Yine de güzel be!
Deniz, güneş orada; ben ise her zaman gelişmekte olan memleketimde yaşamaktan mutluyum…
Erika Miklosa dinleyip ruhumu dinlendiriyorum, soranlara böyle dersiniz sevgili bayan.
Evet, ağzımdan köpükler akarcasına, bir sakıncası mı var?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Hayat komik yurdum insanı! Gerçekten, kebap bile var o derece yani…
Uzun bir yol yürüyorsun, cebinde de bir müzik çalar. Habire değiştirip duruyorsun müzikleri, hani o ana uygun müzik denk gelsin de 10 dakikalık yol biraz keyif alsın. Ama denersin denersin olmaz, hele bir de ‘rasgele’ye bağlamışsan, işin zor be ahbap!
Buradaki yol hayat, aradığın şarkı da iki dakikalık mutluluklar oluyor; yok hani anlamassın falan, edebi kaygılar içine girmek istemem…
Bir insanı mutlu etmek de hoş bir duygu, yüzyılda eline geçen fırsatı başkasına sunmak; sizi iyi fakat yalnız bir insan yapıyor unutmayın bunu…
Hani siz üzgündünüz, depresyonlardaydınız; neden peki, çünkü şundan: siz hayatta doğru olmaya çalışan insanlardansınız…
Doğru, sahte insanların olduğu bu memlekette kime ne anlatacaksın, değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ilık bir yağmur işler bulutlar, tane tane geçer tüm nehirlerin ilmeklerine…
Yalnız bir dünya, sahte bir kadın kalır ardında…
Söylemesi ayıptır bazı şeyleri, hani iki ucu boklu değnek misali…
Susacaksın, umursamayacaksın ‘he’ deyip geçeceksin bazen. İşte o zaman mükemmele yakın varlık sen mi oluyorsun, yoksa hayatın gerektirdiklerini bir düzen içinde yürütenlerden mi, bilemezsin…
Bilinmezliklere daldığım her akşam gibi, beynim uyuşuk, gözlerim uykulu…
Artık önemsemiyorum aşkı, ötekini, berikini!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

1-1

6 Yorum Var

Bu maçta berabere kaldı…
Final dönemindeyim; duvara toslamama üç gün kala sizlere uzaydan bildiriyorum: Burada hayat kalmadı!
Sabri’ye ayağım girebilir, üstüne kremşanti ve mum dikebilirim…
‘Delikanlı ve ayar’ kelimelerinden nefret ediyorum, Türkçeden bu kelimelerin çıkarılma tasarısını noterimiz IV. Abdullah’a yarın sunacağım; umarım ‘ergenekondan’ yakalanmadan sonucunu görebilirim…
Yakında 14 şubatta damlar, ardından saatler değişir, ben ise tüm kalplerin üstüne koca bir ‘X’ işareti koymak istiyorum!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Bir yıl daha kapandı iyisiyle kötüsüyle…
Geçen yılbaşı yaptığım ya da yapamadığım şeylere üzülürken bu sene her şeyi boş vermişliklerle yeni seneye adım atmak gerçekten çok hoştu…
Öncelikle geçen bir yılın 10 gün ya da 6 ay öncesi diye bir şey yok, geçen yıl ‘geçen yıl’ olarak kalmalı hatıralarda, ders çıkarılmalı, ara sıra mastürbasyoncu bir çocuğun eline verilip becertilmeli doyumsuzca ve öylesine unutul(ma)malı…
Bir tekila ve 33cc içip sizin sınırlarınızı zorlamak bazen ve o an elde edemediklerinizi, aldatarak kazanırım sanmak; yüzsüzce, onursuzca bir başkasına anlatıp kendini hâlâ dürüst kabul etmek, aşk!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

What Da Fuck!

2 Yorum Var

Bugün bir kez daha kanıtlanıyor ki ‘hayâ’ ve ‘yüz’ kavramlarının anlamları yok olmuş gitmiş. Tamam, bir kızın ‘haya’sının (şapka yok dikkat et) olmasını beklemiyorum fakat ‘yüz’ denen şey bir insanın düzeyini kanıtlayan bir olgudur, buna dikkat edilmelidir; bunun da yok olması gerçekten beni benden alıyor şu sıralar…
Aslında toplumun geçtiği bir süreç olarak kabul edilebilir bu durum, her şey o kadar güzel ‘çıkar’ üzerine kurulmuş ki; bugün onla, bunla ya da şuyla, buyla mutluysan tamam, ertesi gün duruma göre ayar veririz nasılsa…
Günlük yaşamımda boş zamanlarımın çoğunu insanları izlemekle geçiririm, bunun içindir ki çok az kazık yerim, ‘tadını sevmediğim bir şeyi’ de karşı tarafa atmaktan çekinirim. Yine de hayatımda yediğim 3 büyük kazık bulunmakta; bir, iki ve işte geliyor, üç!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Şellalle

Yorum Yok

Hayat ilginç…
Bir insan, on beş gün boyunca ileride hatırlamak istediği en ufak bir şeyi not olmak istemez mi? Yoksa hayat o kadar doludur ki sayfalar mı yetmez, bilinmez…
Lakaplı insan korosu ninnileriyle uyumak varken zamana sarılıp, unutulmanın verdiği huzurun koynuna sığınıp, hülyaya dalmak, soluk soluğa sevişmek, çığlık atmak, sıcak ve soğuk!
Arkadaş kazıklarının tadını özleyip, kendini kazıklamak ve mağara adamlarının aldığı haz ile yalnız sevişmek şöminenin başında, bir ayı postu ve hayvansal içgüdülerle birlikte. Islak bir bankı saymassak eğer…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Son Günler

5 Yorum Var

Günün 30 saate çıkmasını istiyorum!
Zaman artık yetmiyor bana, hayatım boyunca beklediğim mutluluk beni buldu, kabul, fakat her şey her zaman dengede mi olmak zorunda?
Sanki gün çabuk geçmiş gibi erkenden uyuyorum, zaman hiç kalmamış gibi her şeye koşturuyorum…
Hastalık da üstümde şu aralar, envai çeşit meyve yememe karşın burnum sümük musluğu gibi akmakta…
Söz oyunları yok artık, yalın; aynada ne görüyorsam o…
Geçen ölümü de düşündüm ya!
Söylemedi demeyin, kötü bir şeyler olacak, hissediyorum…
Kafayı yememe az kalmış olabilir mi?
Yoksa men-a-pause mu?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

I Feel You

9 Yorum Var

Mona SaxDostluklar da sahteleşince insan artık büsbütün yalnız olduğunun farkına varıyormuş…
Kimsenin kimseye ‘aa hiç öyle olur mu biz hâlâ dostuz’, ‘geçen saçım kırmızıydı görmediniz mi?’, ‘ben artık biriyleyim haberin yok mu?’, ‘babam kalp krizi geçirdi bilmiyor musun?’ gibi laflara, artık karnım iyice doydu, biraz daha kaktırırsanız istifra edeceğim haberiniz olsun…
Sevgili dostlarım(!), eğer size fazlalık geliyorsam, yan cebinize atılan tek kullanımlık prezervatifsem cidden bırakın gideyim. Azıcık gururunuz varsa bunu bir de yüzüme karşı söyleyin…
Cidden küçük bir matematik hesabına girdiğimde şöyle bir sonuç çıkıyor:
Derdini anlatanların sayısı 10 elin parmaklarını geçmekteyken, derdimi dinleyenlerin sayısı sadece bir elin parmaklarını dahi geçmiyor…

‘Sen derdini anlattın da biz geri mi çevirdik?’ diyenleri de duymamakta ısrarcıyım çünkü her dert anlattığım kişi onu çözmeye değil aksine olayı iyice karıştırmaya başlayınca ondan da caydım. Bunu da geçtim, benim beynimi, her nereden güç alıyorlarsa, küçümseyen yaratıklara demek isterim ki, küçülen o beynin içinde sizin yeriniz ihmal edilecek kadar minikleşiyor, haberiniz olsun…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions