"ve hepimiz" Etiketli Yazılar Gösteriliyor

Artık tüm bayramlarda olduğu gibi Cumhuriyet Bayramı da anlamının önem kazanması gereken şu günlerde bir kez daha unutulmaya yüz tut(turul)uyor. Her sene ezber haline gelmiş lay lay lom, geçit törenleri ve konuşmalardan başka hiç bir şey yok. Daha dün tanklarla göz dağı verdiğimiz Suriye ile sınırlarımızı kaldırmışız, artık yurdumun her yanını çelik ağlar yerine, hiç bir zaman bitirilmeyecek hızlı tren projeleri almış. Ülkenin batısı uygar, insanca ve özgür yaşamaya çalışıp, doğuda insanlar açlık sınırında gezerken; iki torba bulgura seçtiğimiz adamlar insanların ağızlarına ekmek yerine, ‘hak’ çalmakla meşgulken dünyanın en çok sinir hapı tüketen ülkesi olmamak bu şartlarda elde değil elbet…
86. yılında da insanları düz mantık eleştirmekten kurtulamadığımız bu ülkede hâlâ rahat nefes alıp verebiliyorsak bu bile bir başarıdır bence; bu sefil görüş açısını bizlere kazandıran tüm hükümetlere teşekkürler.

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Bugüne kadar sitemde bak bu hödö iyiymiş, şu hede güzelmiş. Girin, boyayın bakın oynanmışı da var demedim. Fakat bugün istisnai olarak gezdiğim bir sitede bu fikrim değişti…
Sitenin adı GraphJam . Hayata grafik gözüyle bakan güzel bir site. Hayatın acı, trajikomik gerçeklerini çeşitli grafiklerle anlatıyor. Ayrıca üye olursanız sizin de fikirlerinizi grafiklere dökmenize izin veriyor. Tek ihtiyacınız ise azıcık İngilizce ve pek çok hayal gücü…
Bazılarını Türkçe’ye çevirdim, bazılarını ise kendim yaptım. Gülmenin zorlaştığı bu dönemde, umarım yüz kaslarınız biraz daha fazla çalışır…

Meğer ben başka bir şey sanırdım…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

İnsanları gözlemliyorum, evet, sizleri izliyorum her gün. Boş boş odada oturmaktan farklı şeyler yaptığımda oluyor bazen, ne o gücendin mi?
İnsanları yargılamak değil işim, tanrı dururken benim ne haddime, kimsenin görevini üzerime alarak inandığım düşünceleri gereksizleştirmek gibi bir amacım yok, senin varsa buyur, her gün yaptığın gibi…
İnandığın dogmalara karşı gayet saygılıyım, bir kaç soru sormam mı seni ‘iman’ dediğin kafesinden uzaklaştırıyor anlamıyorum. Senin kafan ermez böyle şeylere demekle ne elde ediyorsun anlamıyorum…
Yeri geldiğinde uzun sakallı ‘hacı’, gelmediğinde ise pis bir orospu ya da piçsin; peki sen nesin? Adın ne diye sorduklarında falancayım filancayım dediğine hiç mi gücenmiyorsun. Doğru, falanca ve filancayı ayırt edemeyen sen için saçma bir soru oldu…
Örnek diye yanıp tutuştuğunu biliyorum, hatta şu satırı okurken de ‘hadi canım ciddi misin’ diye egonu da tatmin ediyorsundur…
Gel şimdi otur yamacıma. Buralar insanlara dik uzandığından pek yağış almaz ve kuraktır, aklında ot dikip burayı sarmaşıklar diyarına döndürme planların varsa şimdiden söyleyeyim, sen ekmeden o çoktan kavrulacak…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Boş kalmayı sevmiyorum…
Ondandır tatillerden zevk almayışım…
Kadınları sevemeyişim…
Sevmiyorum beynimin durmasını…
Hani bir fındık misali, karabiber, turşu bir yerde…

Doğru, neden böyle bir edebi giriş yapma isteği doğdu içimde bilmiyorum…
Okulda verilen anlamsız ödevleri sorgulamayı bile bıraktım. Hiç sevmediğim bölüm başkanına dahi ki hatırlatın bu cümleyi eninde sonunda bir gün yiyeceğim, katlanabiliyorum…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Evimdeyim en sonunda, huzurun bu kadarını başka hiç bir mabet de görmedim, zaten hiç bir mabede de inanmadım…
Evimin penceresinden soğuk giren bir odasında, ucu bucağı dağlardan görünmeyen kasabamda, çamurlu musluk suyunu içtiğim güzel yuvam. Her şeyi anlatmamı isteyen annem, torun bekleyen babam, beni sevdiğini gözleriyle belli eden dedem…
Daha ne isterim ki bunlara sahipken…
Her şey çok kolay onların kanatlarının altındayken, yalnızlığımı bile hissetmiyorum, tanrı nerede?
Tek derdimiz akşam yemeğinde ne pişireceğinizse, huzuru iliklerinize kadar hissediyorsanız, boş verin her şeyi, yaşamaya bakın…
Ufak bir kız olsa, kollarımın arasına alsam onu daha güzel olur belki her şey, fakat şu anda dostlarımın minicik mesajları bile yetiyor, dertler bir süreliğine kapsama alanı dışında…
Ne demiş Rıfat Ilgaz;

Ben ölmedim…
Beni öldüremediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum iste,
At kıçında sinek gibi,
Tövbe, tövbe!

Düştükse itibardan;
Ölmedik ya, yaşıyoruz iste,
Yaşıyoruz dedik,
Yaşıyoruz be!
Hey, fincancı katırları!

Öptüm…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions