15 Şubat 2008
Tosbaa
5 Yorum Yapılmış
Gecenin 04.11’i, başımın arkasında kendini gizleyen küçük bir ağrı, etrafta boş ruffles paketleri, yemek istemediğim iki mandalina, yeni aldığım telefon, ekranına baktığım bilgisayar, rastgeleye ayarlanmış müzik çalar, açık bir msn, msn de bir kişi…
Etrafta havlayan köpekler var, böğüren inekler; her seferinde kendimi inandırdığım halde bir türlü olmayan deprem. Acaba ilk neyimi elime alırdım deprem olsa, sanırım bilgisayarımı yok yok daha küçük bir şey telefonumu mu hmm kendimi bıraksam olmaz mı?
Bu arada bu msn’deki kişi hâlâ açık, gecenin 04.21’i gidip uyumuyor da. Tanımıyorum pek ama bana benziyor bu yönü, her gün sabahlıyor, konuşmasam da onun orada durması aptalca huzur veriyor bana. Ara sıra dürtüyorum onu, isterse cevap veriyor isterse vermiyor, böyle garip, gizli biri…
Gece müziklerine de alıştırdım kendimi; hem sizi yormayan, hem dinleten buna karşın sizi uyanık tutan ufak antidepresan ilaçlar onlar; gerçi yan etkisi ertesi gün kıçınızdan çıkıyor fitil fitil ama olsun…
Bir de cereyan sobası var, ufo mufo değil, bildiğin taş gibi elektrik sobası o, ayarsızlığı onun ayarı aslında. 04.26 da ayağımdan cins kokular çıkmasını sağlıyor kendileri, ona da teşekkür ediyoruz…
Arşiv sağlam olunca, dertlenmek de kolay oluyor, dost tavsiyesi zihniniz benim gibi sağlıksızsa ve bazı şeyleri unutmak istiyorum diyorsanız, arşivinizi silin gitsin, yoksa benim gibi bundan iki hafta önceki, eskiye gidersek 3 ay önceki, daha da eskiye gidersek 1 yıl önceki olayları dün gibi hatırlar, bir de ‘neden’ sorusunu kafanıza mıhladınız mı gecenin 04:30′unda işin içinden çıkamaz, X işaretini aramaya başlarsınız…
Bu beden böyle giriyor her güne, fazla enerji de tüketmiyor; akşamüstünün 5′inde kalkıyor, kahvaltı-akşam yemeği karışımını yiyor ve geçiyor laptopunun karşısına saat 4.34 oluncaya kadar. Yalnız olması bir avantaj, para harcamıyor garibim; sabahla, uyu, uyan, yemek ye, sabahla, uyu…
Bir gün uyanmayacağı gün de gelecek, tüm saatler sıfırlanmış olacak onun için, asıl o an ne yapacak hiç bilmiyorum…
Etiketler: aptal, ben, bir gün, devam, sabah, uyku, ve son, yemek
Toplamda 6 kez okunmuş...
2 Ekim 2007
Tosbaa
8 Yorum Yapılmış
Hayata uzanacak bir eldi aradığım; bir zaman uzak, belki bir zaman yakın, fakat onun derinliklerine baktığımda dertlerimi yok edecek ufak kıvrımlar, parıldamalar. Belki de iki dudağının arasındaydı tüm isteklerim, beni baştan çıkaracak, yaşadığımı hissettirecek…
Boş bir odanın içinde, üstü simgelerle yazılı tuşlara basıp, içimi boşaltmaktansa; o kişiyle sessizce dakikalarca, belki de saatlerce yan yana durmayı yeğlerdim…
Bazı şeyleri uzağımızda aradığımız doğrudur, fakat yakınımızdakini gösteren oku bulamayınca ne yapsak nafile. Bugün konuştum, belki bir arkadaşımla, belki kendi yanılsamamla; o şans bir kere geliyor ve geldiğinde sizi hiç ama hiç uyarmıyor. Sessiz bir şekilde sizi izliyor, sonrada kapıldığı rüzgârla uzaklara sürükleniyor…
Anlattığım şeyi yalnızlık olarak değerlendiriyor olabilirsiniz, ‘senin arkadaşların ve ailen var’ diyorsunuzdur. Fakat olmuyor, insan bazen bunlardan daha ötesini arıyor; bulamıyor…
Yaş 19, yeni yıla ve doğum günüme bunlardan öte yeni çiziklere, sızılara 4 ay kalmış. Sonra 20, sonra 21… Peki ya yıllar sonra, geçen günlere mi ağlayacağım; yoksa elim bir avucun içinde, ısınıyor mu olacağım…
Bilmiyorum, aklım çok karışık. Sıcak bir duş alıp uyumaya çalışırken, yüzünü çıkaramadığım o insanı düşlemek istiyorum…
Etiketler: bay bay, hoşçakal, karışık, uyku, yalnızlığım
Toplamda 31 kez okunmuş...
11 Eylül 2007
Tosbaa
6 Yorum Yapılmış

Sonunda bardak taştı. İnsan sabır taşı da olsa, o da ufak bir darbeyle çatlayıp özünü akıtabiliyor. Evet, ben de kaynadım, soğudum ve sonucunda tekrar ısınmaya kalkışılınca ufak çatlaklarım oluşuverdi…
Saygıda kimseye kusur eylemedim, eylediğim varsa bir adım önce çıksın. Her insan gibi ben de birilerine arkadaş dedim, bazılarından nefret ettim, hakkım ve sonuna kadar kullanırım! Kime ne için mi kızgınım, sanane bu seni çok mu ilgilendiriyor? Kızgınım bu doğru, hatta rengimin alacalaştığına dair bilgiler gelmekte yüksek aile konseyinden, ortalığı döküp kırma eğilimleri söz konusuymuş…
İyi ki, iyi ki makinelerle uğraşacağım bir bölüm seçmişim. Tanrı, eğer yukarda uykuya dalmadıysan şu insanlara akıl ihsan eyle. Sonra sırasıyla; doğruluk, dürüstlük, adamlığı öğret! Yap bunları n’olur, yoksa beni al yanına, ben de uyuyayım bir kuytuda…
Lütfen bana rol yapmayın, içindekilerinizi dökün rahatlayın; istemiyorsanız defolup gidin, çok da meraklı değilim istenmediğim kişilerin yanında olmaya…
Yalnız kalırım diye de korkma, ben zaten yalnızım…
Uf!
Etiketler: belirsizlik, dikkat, lütfen, sinir, uyarı, uyku, ve son, yalnızlığım
Toplamda 6 kez okunmuş...
7 Eylül 2007
Tosbaa
2 Yorum Yapılmış
“Günün sonunda eline kitabını alırsın. Bilgisayarından huyun olmadığı halde bir radyo açarsın. Tınılar gelmeye başladığı sırada sen yatağının üstüne çıkıp, sırtını duvara verirsin ve başlarsın kelimeleri kontrol etmeye. Önce pedalı köklersin, sonra gittikçe sayfalar elinde ağırlaşır, daha yavaş ve daha yavaş, derken aklına başka düşünceler enjekte edilir. Bu sırada açık unuttuğun pencereden, her türden kanatlı seni izlemek için odana konuk olur. Gözkapakların hareketi kesmiştir, elin sabit kalmıştır, yaprakları sadece camdan gelen soğuk rüzgâr kıpırdatmaktadır…
Hayallerde yine yolculuğa çıkmışsındır, her kapıya jet hızıyla uğrarsın. Yıllarını geçirirsin bir kaç saniye içinde. Aradığını belki bulursun, belki başka zamana dersin. Takmassın, öyle yapıyormuş gibi görünürsün…”
Aklımdan an itibariyle bunları yazasım geldi. Fakat bu ben miydim? Bu kişi bana hiç benzemiyordu. Ama hayatıma biri daha girdi, aslında girmesini aylar öncesinden planlamıştım ama o gün bugünmüş. Rastlantısal evrenin içindeki hayatları yaşadığımız fikri günden güne ağır basmakta bana. Kolay bir yük değil ama sanırım bunu da başarabilirim…

Bu arada hoş geldin köylü kızı Alanis! Umarım seninle maceramız uzun soluklu olur. Bu arada kesinlikle “I was hoping” şarkısını dinlemeyin (desem de dinleyeceksiniz) bu güzel hatunun. Sonra intiharınızdan sorumlu kalmak istemem…
Yoruldum artık, şu dosyalar bitsinde uyuyayım…
10, 9, 8 it’s the final countdown 2, 1, bum!
Etiketler: alanis, Hayat, hikaye, uyku
Toplamda 8 kez okunmuş...
4 Eylül 2007
Tosbaa
3 Yorum Yapılmış
Evden ayrılmak, sevgilimizden ayrılmak, arkadaşımızdan ayrılmak, odamızdan, yatağımızdan ayrılmak… Bazıları zor bazıları ne kadar kolay… Hepsinde bir elimizde mendil diğer elimizde bir tas su yok ama olsun; o buruk his hep var. Bir de aklımıza takılan, cevabı yaşanarak öğrenilecek bir soru: Bundan sonra ne olacak?
Başrollerimizi yine ♂ ve ♀ paylaşsın. Başka kişi bulamadığımdan değil, aramaya hiç hevesli olmadığımdan. Biri çalışkan diğeri yalnız olsun ya da tam tersi, en sevmediğim kısmı bu zaten herkes bir şey olmak zorunda, neyse kamera hazır, ışıkçılar hazır, mikrofonlar hazır; ya bismillah and action!
Arkadan tatlı sesli bir ♀ (v2 Beta) yine |♫♪♫♫♪♫♪:| şarkısının en erotik kıvrımlarını söylesin. Derken ♂ penceresinin önüne geçip tepeden boşalan yağmuru seyrederken karşı evde gülüşen ♀, ♀2 ve ♀456 kızlarına göz atıp birden ♀ ile göz göze gelsin. Ertesi gün ♀ kapıda ♂ çocuğunu beklesin, elinde de küçük bir müzik kutusu. ♀2 ve ♀586 pencerenin arasından onları gözetliyor olsun. Tam o sırada sadece ufak bir kamyonetin geçebileceği bu dar sokaktan şoför koltuğuna akşam karısıyla yaptığı kavgayı düşünen kel bir adam oturmuş 88 OCK 1088 plakalı kocaman bir otobüs gelekoysun, ♀ çarpılmamak için kendini çocuğun evinin içine atsın, o arada ♂ ile bir yakınlaşma olsun. Fırsat bu fırsattır diyen ♂ tam gözlerini kapatıp, hayatın mucizesine erecekken ♀ oradan kaçar adımlarla evine girsin. Çocuk elinde ufak bir hediye paketiyle kalsın. “۞” bunun ne olduğunu anlamayan çocuk mutfaktan gidip koca bir bıçak alsın, Ə kilidi açsın ve içinde hayatında okuduğu en manalı kelimeleri görsün: I ♥ U!
Canım sıkıldı, hep aynı hikâye. Sanki böyle mucizevî oluyor her şey. Sanki arkadan birileri melodi çalıyor onu bulduğumuzda ya da ölüm marşı çalıyor onu yitirdiğimizde. Hayaller güzeldir her zaman, içinde yaşaması ayrı bir çekicidir fakat zamandan, ömürden yer her daim. Ayarı iyi tutturmak gerekir…
Bugün kasvetli bir hava var, ufak bir söz bile batıyor bana. Neyse ben uyumaya gidiyorum. Adios millet!
Etiketler: bitti, Hayat, uyku, vücut elektriği
Toplamda 4 kez okunmuş...