O Ne?

9 Yorum Yapılmış

Gül Hayata!Dalga geçer olduk tüm hayata, elimde rakı, önümde kimse. Ağlar oldu deli gönlüm, kimsesizliğin boşluğunda, deli savrak çocuk…
Zamanla avunursun dediler, bizi böyle kandırdılar ey deli karayelim, çalkantılı poyrazım. Diner mi, biter mi sarsıntısı; kapanır mı süslü, boyalı, ufak sözcükler, minik hanımları ile koca yalanlar…
Hadi karalayın üstümü, karalayın boş yere; sevemez çünkü sizlerden başka kimse, bizimkisi aşk değildir, çürük soğan halkası vesselam, öp de alnına koy… Devamını okuyun…

Toplamda 55 kez okunmuş...

What The Fuck A Horny Bastard!

8 Yorum Yapılmış

Oh be!
İnsanın kendi başına ayakta kalabilmesi ne kadar güzel bir şeymiş. Kendim için yaşıyorum anasını satayım, o kişinin hatrı, bu kişinin duyguları, öbürünün rahatı için değil…
‘Kendini ne kadar açabilirsen karşındaki seni o kadar tanır’ dedi bir arkadaşım, ne de doğruymuş meğer. Haha, sildiklerim var ya şimdi işte onlar bu sözün kurbanı ama biliyorlar mı hayır! Onlar hâlâ zombi gibi ortalıkta gezip yalnız olmadıklarını sanıyorlar. Bırak insanlar böyle yosun gibi mutlu, sanane, banane!

Oh god, you’re so forgiver sometimes but people are craziest things ever in this universe you know. They kiss lips with their mouths, lick their sexual organs with their mouths, sex with their mouths and yes they eat foods and drink vine with their mouths…
What a god damn world you created!

Whatever, goodbye Milky Way, misses me ok?

Toplamda 18 kez okunmuş...

Sorular Sorular

3 Yorum Yapılmış

Aklıma cins cins sorular takılmakta bu yağmurlu günlerde…
Bir düşünün koca dünya insanları yarın sadece sizi arayan ‘o kişi’ haricinde yok oluyor ve siz odanızdan çıktığınızda hayalet şehirleri aratmayan bir manzaraya pencerenizden bakıyorsunuz. Hani Hollywood fikridir ya, kesin bir virüs salgını ya da ortalıkta kol gezen zombiler vardır. O kadar da uçmuyorum tamam, ama bir hayal edin, acaba sizi arayan diğer kişi ne yapıyordur? Ya birbirinizi hiç beklemediğiniz bir anda bulursanız, işte o zaman ne olur? Yeni dünyanın adem ve havvaları olmaya karar verip hemen çocuk üretme işlemine mi girersiniz yoksa birbirinize, birazda zorunluluktan olsa gerek, sonsuza kadar bağlanıp, insanoğlunun bu son fertlerinin, yani kendinizin, yok olmasına göz mü yumardınız?
Kusura bakmayın ama benim cevabım ikincisi olurdu. İnsansız bir dünya da anlamlandırılmamış bir tanrı, kendileri yok olduğu halde onların önüne sürülmüş milyonlarca nimet. İşte buna içilir, gel kardeşim Sezar…

Four to the floor I was sure, she would be my girl…
We’d rent a little world, and have a little girl…

Adet haline geldi şarkı sözü koymasaydım içimde kalır, daha kötüsü patlayabilirdi. Siz zaten kendi içinizde analiz edersiniz anlamını, fakat benim için anlamını hiç bir zaman bilemeyeceksiniz, gerçi bilseniz de pek umurunuzda olmayacak da…
Evet, biraz dalaklarıma, şimdi böbreklerime, azıcık kalbime.. tamam hepsi senin, sokabildiğine sok bıçağı derinlere. Canım kalmadı ki alasın, sadece bir boşluk, tepesinde sarı lambası olan kocaman siyah bir oda…
Take them, damn it! Take all, take and go if you have power my little devil…

Toplamda 8 kez okunmuş...

Rakı ve Fasulye Piyazı

12 Yorum Yapılmış

2 ya da 3 dakikaydı, nasıl olduğunu anlamadan aynı virüs türünün en son evrilmiş olanı yerleşti hücrelerime. Şu an kuluçka evresinde, iyi huylu mu kötü huylu mu bilemiyorum…
Kısaca şu karışık günlerime düzene sokacak ışığı görüp göremeyeceğimi merak ediyorum…
Fakat cevabını sadece bekleyip görmek istiyorum…
Bu arada Türk Sanat Musiki sevgim kabardı bugünlerde…
Rast makamından Şevval Sam söylüyor…

“Benzemez kimse sana,
Tavrına hayran olayım…

Bakışından süzülen,
İşvene kurban olayım…”

Toplamda 10 kez okunmuş...

All One, Alone!

7 Yorum Yapılmış

Yanlış kartları açmamaya özen gösteriyorum şu aralar, özümde pişiyorum biraz, sonunda ona sahip olacak insan evladının bu yoğunluk içinde yoğrulmasını istiyorum. Ayrıca kafam allak bullak, fakat o da bir hafta içine düzene girecek. Biraz yordum sanırım onu bu sıralar…
Bu arada bugün ilk defa elektrik ile tanıştım, elektrik dediysek öyle evdeki ya da piller falan değil. Koskoca 3 fazla çalışan elektrik motoru, öyle ki - ya da + ucu yok. Benim gibi o da, ne versen yiyor garibim…
Ayrıca bkz. elektrik-elektronik dersleri verilmeye başlanmıştır…
Ayrıca bkz. sözlük modunda konuşmayı bir şey sanmak…
Tamam da neden hep şanslı (!) olmak zorundayım ben, yakında loto falan tutturursam haber vereyim hiç birinizi tanımam, o derece satıcıyımdır huyum kurusun…
Ayrıca şu sabah kalkma işi canımı sıkmaya başladı. Tabi senin için hava hoş, fosur fosur uyuyorsundur öğlene kadar. Birde sabahın soğuğunda içgüdüsel olarak giydiğin ceketin öğle sıcağında pişerken eline yapışmasından nefret ediyorum…
Ilımlı bunalımlar ülkesindeyim şu sıralar, burada herkesin beyni kapalı, mini etekli olanlar da var ama ben onlarla ilgilenecek halde değilim…
Ha ne demiştim bir zamanlar; veni, vidi, vici. Oluyor sanırım. Sevinçliyiz, mutluyuz. Yaşasın 23 Nisan, yaşasın kola+çiğdem ikilemesi…

Toplamda 9 kez okunmuş...

Re-Start

2 Yorum Yapılmış
Dertlerim kendiliğinden beni terk etsin lütfen, bunu istiyorum sadece. Çok şey mi beklediğim bu hayattan? Kalem elimde, yine pembe bir ekrandan seyretmek istiyorum bu dünyayı, sadece o ve ben, sonsuza kadar bu mavi diyarda yaşamak istiyorum…
Çok şey istiyorum ki hiç birini vermiyor cömert görünmezlik…

‘Merhaba’ diye açıldığın bu yaşamdan,
Pisliklerinle ayrılırsın ağırdan.
Ve o küçük anı kaçırırsan eğer,
Tek onu değil, mantığını yitirirsin kafandan…
~~~
Hayatın anlamsızlaştığı bu diyarda,
Küçük bir nefes, büyük bir oyun,
Sessiz köşende akıp giderken hayat,
Sen kırağı düşmüş saçlarınla düşeyazarsın…
~~~
Yalnızlığın taşlaştırdığı ufak kalbinde,
Belki nefessizlikten, belki ışıksızlıktan,
Derinliklere, kirli sulara,
Önce gözlerin, sonra ruhun çöker…
~~~
Ve son nefesini aldığında,
Ve son kez göz kırptığında,
Anlarsın:
Hayatın o küçücük ana sıkıştığını…

Hayatın bu küçük anı geldi mi geçti mi bilmiyorum, geldiyse kapımı çalmalı değil mi? Çaldı mı ki? Bilmiyorum…
Neyse az kaldı ilk adımlarımı atmaya, lütfen bundan sonra ilişmeyin bana, rahat bırakın…

Toplamda 8 kez okunmuş...

Rewind and Play

9 Yorum Yapılmış

Elimi tutan, beni sarıp sarmalayan kalp kayboldu şimdi. Karıncaların kemirişini, duvarların sesini duyar oldum. Florasanın titrek ışıkları tenimi gıdıklamaya başladı. Bir yanık kokusu gelmeye başladı sol tarafımdan. Gece öpüp beni yatağa uğurlayan da yok artık…
Aklıma geldi sahi nereye koymuştum onu?
Aradım, hem de çok aradım, sonunda buldum onu. Tozlanmıştı, grileşmişti fakat hâlâ ilk günkü gibi hayat doluydu…
Tekrar başlıyoruz eski dostum yalnızlık…

Toplamda 5 kez okunmuş...

|