Buğulu

3 Yorum Yapılmış

UnkleSabah kalkışlarının iğrençliği üzerimde her gün, bilirsin yağlı saçlarla uyanmak, gözlerinin altının şiş olması, ufak bir tıkırtının bile kulakları sağır etmesi…
Geçirilen iyi/kötü bir günün kalıntıları olan dökük saçların, ayak altlarına yapışıp kalması, acele ile üstlerine çorap giymek. Pislik değil, aykırılık hiç değil; zamansızlık belki…
Düşlerimde yapamadıklarım, geçmişin derin kuyularında kavrulup sunuluyor önümüze; tüm keşkeleri alıp aklınızın en ücra noktalarına eriştiriyor suda yürüyen kertenkele misali…
Devamını okuyun…

Toplamda 41 kez okunmuş...

Red Green Blue

4 Yorum Yapılmış

Bazı şeylerin beklenmedik zamanlarda olması kadar doğalı, güzeli, mükemmeli var mı şu dünyada?
Paragraf başına hiç böyle mi başlanır diye sormayın, çünkü bir haftadır kural tanımaz şekilde ortalarda geziyorum…
Ve evet hâlâ mutluyum…
Red
Ufak bir odadaydım, yanımda iki kişi daha vardı fakat yüzlerini tam olarak göremiyordum. Önce içeriye ailelerimiz girdi, sonra önlükleri kanlı doktor kılıklı adamlar. Devamını okuyun…

Toplamda 56 kez okunmuş...

Yalnızlığımla Volta Atmak

2 Yorum Yapılmış

Sanki bir hapishanede yaşıyordum. Duvarlarım tel örgülerle çevrili, gardiyanların gözleri her zaman üzerimde; kaldığım odada duvar boyaları dökük, yatağım üzerinde sıçanların gezdiği soğuk yer. Arkadaşlarım ise ara sıra klozetten çıkıp benimle konuşmaya gelen hamam böcekleri…
Ona rağmen umudum vardı, “Orada, işte orada güzel günler beni bekliyor.” diyordum. Bu hapisten her çıktığımda sahip olduğum güzelliklerle yetinmeyip başkalarının yaptıkları altında eziliyordum. Dayanmaya çalışıyordum fakat her seferinde kendimi kandırıyordum…

İşte bu çıkmazlarla uğraşırken, tam yenilmek üzereyken bir el uzandı, ayağa kaldırdı beni. Sırtımdaki tozları silkti. Gözlerime baktı ve bana gerekli olan direnci sağladı. Tıpkı annemin yıllar önce beni ilk kez eline aldığında baktığı gibi…

Toplamda 7 kez okunmuş...

Bkz. Dostluk

6 Yorum Yapılmış


Hayatımın son günleri pek hareketli; bir yanda yolculuklar bir yanda hayal kırıklıkları öbür tarafta içine düşülmüş amansız yalnızlık buhranı. Bunlar yetmiyormuş gibi birde insanların bitmek tükenmek bilmeyen “yargılama” istekleri… Sorulan sorunun cevabını bekleme süreci ve karanlık gecelerim…
Hayata küsmüşken, her şeyi kabullenmek üzereyken bir el uzandı, saçımı okşayıp beni kolları arasına aldı. Çok mutlu olmuştum, benim mutlu olduğumu gördüğünde o da mutlu oldu…
Çok dertleştik, çok konuştuk onunla. Hayatımızın çizgilerini tekrar çizdik ve günün birinde onları kesiştirmek üzere birbirimize sözler verdik…
Fakat, fakat ortada tek bir sorun vardı: Birbirimizi neden bu kadar geç tanıdık?

Toplamda 3 kez okunmuş...

|