"sinir" Etiketli Yazılar Gösteriliyor

Artık tüm bayramlarda olduğu gibi Cumhuriyet Bayramı da anlamının önem kazanması gereken şu günlerde bir kez daha unutulmaya yüz tut(turul)uyor. Her sene ezber haline gelmiş lay lay lom, geçit törenleri ve konuşmalardan başka hiç bir şey yok. Daha dün tanklarla göz dağı verdiğimiz Suriye ile sınırlarımızı kaldırmışız, artık yurdumun her yanını çelik ağlar yerine, hiç bir zaman bitirilmeyecek hızlı tren projeleri almış. Ülkenin batısı uygar, insanca ve özgür yaşamaya çalışıp, doğuda insanlar açlık sınırında gezerken; iki torba bulgura seçtiğimiz adamlar insanların ağızlarına ekmek yerine, ‘hak’ çalmakla meşgulken dünyanın en çok sinir hapı tüketen ülkesi olmamak bu şartlarda elde değil elbet…
86. yılında da insanları düz mantık eleştirmekten kurtulamadığımız bu ülkede hâlâ rahat nefes alıp verebiliyorsak bu bile bir başarıdır bence; bu sefil görüş açısını bizlere kazandıran tüm hükümetlere teşekkürler.

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

En sevdiğim şeylerden biridir insanlar hakkında yorum yapıp durmak. Senin ne haddine benim hakkımda yorum yapmak diyebilirsin, haklı da olabilirsin, fakat ’sen’ bile ‘trajikomik’ bir durumda hâlâ insan gibi yorum yapmadan durabiliyorsan seni şuracıkta ‘peygamber’ ilan ediyorum, evet ben o başlangıçtan beri görmeyi hayal ettiğin tanrıyım.
Geçenlerde okuldayım, evet ara sıra oraya uğruyorum, adamın biri gelmiş, onu oraya bağla, şunu buraya bağla diyor, daha bir kaç gün önce yine aynı adam ’siz artık yarı mühendis sayılırsınız, kendinizi küçümsemeyin’ derken neden beni o an ‘amelesi’ gibi kullandı anlamadım. Kızdım haklı olarak, sonra da bizi lise yıllarımıza götürüp sözlü yapmaz mı, yapar tabi, kazandan sorumlu kontrol sorumlusu! Böyle adamlardan nefret ediyorum, bırak yanlış yapalım, öğrenelim, yok ama ben bu durumdayken yorum yapamam, benim haddime mi?!
Dert anlat anlat bitmez bende, neden anlatmayayım ki; bundan 10-15 ay önce demiştim, mutluluklarımı kendime, dertlerimi siz sefillere ayıracağım diye, işte bu da onlardan birisi, canın sıkıldıysa ‘youporn’ var, belki orası daha çok ilgini çeker…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ne zamandır tartışmak istediğim bir konuydu, mühendisler, yaşadığı sıkıntılar ve mühendislerin yeri…
Geçenlerde elektronikçilerin takıldığı bir ortamda aşağıdaki iki ifade sarf edildi ve bu ifadeler bir mühendis adayı olarak benim elbette pek hoşuma gitmedi. Bu sayede ne zamandır açmak istediğim konuya, az da olsa mühendis gözüyle bakmak istedim. Peki neydi bu ifadeler?
Birincisi;

“Mühendislik okumak zordur belki kabul ederim ama pratik elektronik tecrübe ister. Ama mühendislik okumak sadece biraz zekan varsa kafan çalışıyorsa, biraz sistemli çalışma ile okunabilir.”
  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Söz doğru, tuvalette aklıma geldi çünkü. O basınç ve nabızla beyin daha hızlı çalışıyor sanırım.
Neyse, geçende bir kız arkadaşım ile görüştük,toplamda 3 nanosaniye; selam verdim uzaktan, derken yanına gittim. Usulca yaklaştı yanıma, eğildi kulağıma, dedim şimdi ’seni seviyorum diyecek’ o derece nefesini kulak kıvrımlarımda hissettiğim anda ‘fazla beraber gözükmeyelim, dedikodu çıkıyor’ demez mi! Sanki ben, 5 senedir, memleketimde doğru düzgün sokağa çıkıyorum ya, tövbe tövbe dedim çektim gittim eve. Derken telefona mesaj gelmiş, ‘ölüyorum, bitiyorum ne olur buluşalım’, iyi buluşalım da bu acele ne! Merak ettim, karşı tarafın istediği saatte, istenilen yerde oldum. Hatun zat geldi, baktı, 2 nanosaniye sonra görüşürüz dedi. Dedim ne oluyor yahu, gelen cevap komikti, evden bekliyorlar beni. Çekti gitti, sonrasında gelen mesaj ise daha bi komikti ’sen beni sevmiyorsun’. Yok artık dedim, cidden sinirim bozuldu!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Bazen, bazı konularda insanın rengini belli etmesi, tepkisini göstermesi gerektiğini düşünmekteyim…
Aynen benim de bir zamanlar türban konusu tartışıldığında yaptığım gibi. Merak eden varsa buraya tıklayarak okuyabilir…
Gelelim son iki üç gündür canımı sıkan duruma. Bu sitede, yaşadığım çevrede, insanların okumuş olsun olmasın ne kadar yobazlaştığından bahsedip duruyorum. Ha ben bunu ölçen yobaz-metre miyim, elbette değilim; fakat her sorgulayan, etrafında ne olup bitiyor diye bakan biri için kendimce insanları değerlendirme yetisine de sahibim, buna da ne sıkma başlı arkadaşım, ne de diline halka geçiren vatandaşın karışmasına izin veririm!
YÖK herkesin bildiği üzere meslek liselerine uyguladığı alan dışı seçimde uygulanan 0.3 çarpanını kaldırarak, al kardeşim nereyi istersen seç dedi. Peki, benim mağduriyetimin sorumlusu kim oldu bu durumda?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Sakinliğimi yuttuğum sinirime borçluyum demiş miydim?
İnsanları izlemek zor iş, hele ki onlarla birlikte yaşamak zorundaysanız. Doğarlar, büyürler, sorun yaratırlar ve sonunda toprağa zararlı, atık haline gelirler…
Kedinin fareyle oynaması gibi; bir pençe sağa, bir pençe sola. Direk öldürmek daha mı zor her zaman; ’seni sevmiyorum’ demek ya da oynamadan çıkmak birinin hayatından, gurur meselesi yapmamak…
Birinin derdi iki lokma ‘ekmek’ bulamamakken, diğerininki ‘yahnide eksik olan tuz’ olabiliyor bazen, aynen reform isteyenlerin cennetten sürülmesi gibi, ne kadar adil bir ‘yargıc’ımız var değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

İnsanları gözlemliyorum, evet, sizleri izliyorum her gün. Boş boş odada oturmaktan farklı şeyler yaptığımda oluyor bazen, ne o gücendin mi?
İnsanları yargılamak değil işim, tanrı dururken benim ne haddime, kimsenin görevini üzerime alarak inandığım düşünceleri gereksizleştirmek gibi bir amacım yok, senin varsa buyur, her gün yaptığın gibi…
İnandığın dogmalara karşı gayet saygılıyım, bir kaç soru sormam mı seni ‘iman’ dediğin kafesinden uzaklaştırıyor anlamıyorum. Senin kafan ermez böyle şeylere demekle ne elde ediyorsun anlamıyorum…
Yeri geldiğinde uzun sakallı ‘hacı’, gelmediğinde ise pis bir orospu ya da piçsin; peki sen nesin? Adın ne diye sorduklarında falancayım filancayım dediğine hiç mi gücenmiyorsun. Doğru, falanca ve filancayı ayırt edemeyen sen için saçma bir soru oldu…
Örnek diye yanıp tutuştuğunu biliyorum, hatta şu satırı okurken de ‘hadi canım ciddi misin’ diye egonu da tatmin ediyorsundur…
Gel şimdi otur yamacıma. Buralar insanlara dik uzandığından pek yağış almaz ve kuraktır, aklında ot dikip burayı sarmaşıklar diyarına döndürme planların varsa şimdiden söyleyeyim, sen ekmeden o çoktan kavrulacak…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ilık bir yağmur işler bulutlar, tane tane geçer tüm nehirlerin ilmeklerine…
Yalnız bir dünya, sahte bir kadın kalır ardında…
Söylemesi ayıptır bazı şeyleri, hani iki ucu boklu değnek misali…
Susacaksın, umursamayacaksın ‘he’ deyip geçeceksin bazen. İşte o zaman mükemmele yakın varlık sen mi oluyorsun, yoksa hayatın gerektirdiklerini bir düzen içinde yürütenlerden mi, bilemezsin…
Bilinmezliklere daldığım her akşam gibi, beynim uyuşuk, gözlerim uykulu…
Artık önemsemiyorum aşkı, ötekini, berikini!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Komşu cennette birbirini becermek isteyen failimeçhuller dururken yatağımızın altından lav bombaları çıkadursun bu ergenekoncu sevişme eğilimleri bir gün bitecek mi sorarım size sayın ‘dündar’…
Eğer sen kızım olacaksan ensest baba rolünü oyanayabilirm tüm dünyaya karşı…
Aranılan kişilerin yanlış numaraları olup dökül dudaklarımdan tüm haşvet ve şeraatinle sonra da dönüp bak sinemalarda şu an oynayan ‘faişe dünyanın suskun insanları düşerken’ adlı filme…
‘Endeplozmik retulukum’ projesinin baş aktörlerinden ‘memezom’ ile yaptığımız söyleşi esnasında erotizmin ancak ve ancak ‘çekirdekten’ geçeceğini söyleyip, postmodern bir yaklaşımda iletilen kalp parçacıklarının ünlü şarkıcı, türkücü, oyuncu, profesör zamazingosunun baş döndürtücü bir tempo ile baş eden editöründen kopardığımız mesaj bu olsa gerek…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Bir yıl daha kapandı iyisiyle kötüsüyle…
Geçen yılbaşı yaptığım ya da yapamadığım şeylere üzülürken bu sene her şeyi boş vermişliklerle yeni seneye adım atmak gerçekten çok hoştu…
Öncelikle geçen bir yılın 10 gün ya da 6 ay öncesi diye bir şey yok, geçen yıl ‘geçen yıl’ olarak kalmalı hatıralarda, ders çıkarılmalı, ara sıra mastürbasyoncu bir çocuğun eline verilip becertilmeli doyumsuzca ve öylesine unutul(ma)malı…
Bir tekila ve 33cc içip sizin sınırlarınızı zorlamak bazen ve o an elde edemediklerinizi, aldatarak kazanırım sanmak; yüzsüzce, onursuzca bir başkasına anlatıp kendini hâlâ dürüst kabul etmek, aşk!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions