The Good The Bad and The Ugly

3 Yorum Yapılmış

Hayatın bir yandan sevindirici, bir yandan sıkıcı, bir yandan az yalanlı kısmını tecrübe edinirken, insanların hayatınızdan birer birer eksilmesi ne kadar ilginçmiş. Hani derler ya ‘kötü gün dostu’ gerek diye, artık onlardan istemiyorum…
-Abo, ne dedi!
Evet, öyle dedim ve katılıyorum…
Bunda belki benim de eksikliğim var ama elimden geleni yapıyorum, kendime zaman ayıramıyorum, tatil kelimesi çok uzak bana. Beş dakika için kavga eder oldum, sonra o sözde kazanılmış dakikaları birer birer uykusuzluklarıma harcadım…
Ne yaptığımın farkında değilim fakat işin sonu güzel bir yere çıkıyormuş gibi geliyor bana ya da en azından şimdilik öyle… Devamını okuyun…

Toplamda 38 kez okunmuş...

Sus Adam Ol!

Yorum Yok...

Bugün beş Ağustos…
Sınavım vardı bugün, ne sınavı demeyin, diğer insanlara göre hırs küpüymüşüm, ölecekmişim hırsımdan. Doğru, sıfatınız olacak mesleği sevmek suçmuş şu dünyada…
Dedim ya bu insanları anlamak çok güç diye. Dillerini popolarına sokup herhangi biri için ‘o iyidir, şu iyidir’ demekten başka bir şey yapmamak iyi insanlık mı oluyor bu memlekette? Bir olay için bir yorum yapıldığında sahte gülücükler atmak mıdır iyi insan?.. Devamını okuyun…

Toplamda 44 kez okunmuş...

I Feel You

9 Yorum Yapılmış

Mona SaxDostluklar da sahteleşince insan artık büsbütün yalnız olduğunun farkına varıyormuş…
Kimsenin kimseye ‘aa hiç öyle olur mu biz hâlâ dostuz’, ‘geçen saçım kırmızıydı görmediniz mi?’, ‘ben artık biriyleyim haberin yok mu?’, ‘babam kalp krizi geçirdi bilmiyor musun?’ gibi laflara, artık karnım iyice doydu, biraz daha kaktırırsanız istifra edeceğim haberiniz olsun…
Sevgili dostlarım(!), eğer size fazlalık geliyorsam, yan cebinize atılan tek kullanımlık prezervatifsem cidden bırakın gideyim. Azıcık gururunuz varsa bunu bir de yüzüme karşı söyleyin…
Cidden küçük bir matematik hesabına girdiğimde şöyle bir sonuç çıkıyor:
Derdini anlatanların sayısı 10 elin parmaklarını geçmekteyken, derdimi dinleyenlerin sayısı sadece bir elin parmaklarını dahi geçmiyor…

‘Sen derdini anlattın da biz geri mi çevirdik?’ diyenleri de duymamakta ısrarcıyım çünkü her dert anlattığım kişi onu çözmeye değil aksine olayı iyice karıştırmaya başlayınca ondan da caydım. Bunu da geçtim, benim beynimi, her nereden güç alıyorlarsa, küçümseyen yaratıklara demek isterim ki, küçülen o beynin içinde sizin yeriniz ihmal edilecek kadar minikleşiyor, haberiniz olsun… Devamını okuyun…

Toplamda 65 kez okunmuş...

|