Ka-Boom!

Yorum Yok...

Yaşamı yeni yeni anlamlandırmaya başladım…
Öncelikle özel yaşamınız; sadece tek kişiye özel olup başkalarıyla paylaşılmayan, gizli ibadetleriniz, ruhani liderleriniz, tanrılarınız, kadınınız. Daha sonra ise iş hayatınız; amacı sadece doymak bilmeyen karnınızı doldurmak olan, insan topluluklarının birbirlerini yemelerini kolaylaştıran oyunlara verilen isim. Bu oyunu güzelleştiren tek güzel yan ise, hoşunuza ne gidiyorsa insanları o şekilde katledebilmeniz…
Bazen derilerinizin altında ne saklıyorsunuz çok merak ediyorum; kuru bir et parçası mı yoksa buharlaşıp gitmiş ruhlarınız mı? Devamını okuyun…

Toplamda 6 kez okunmuş...

The Good The Bad and The Ugly

3 Yorum Yapılmış

Hayatın bir yandan sevindirici, bir yandan sıkıcı, bir yandan az yalanlı kısmını tecrübe edinirken, insanların hayatınızdan birer birer eksilmesi ne kadar ilginçmiş. Hani derler ya ‘kötü gün dostu’ gerek diye, artık onlardan istemiyorum…
-Abo, ne dedi!
Evet, öyle dedim ve katılıyorum…
Bunda belki benim de eksikliğim var ama elimden geleni yapıyorum, kendime zaman ayıramıyorum, tatil kelimesi çok uzak bana. Beş dakika için kavga eder oldum, sonra o sözde kazanılmış dakikaları birer birer uykusuzluklarıma harcadım…
Ne yaptığımın farkında değilim fakat işin sonu güzel bir yere çıkıyormuş gibi geliyor bana ya da en azından şimdilik öyle… Devamını okuyun…

Toplamda 39 kez okunmuş...

Buğulu

3 Yorum Yapılmış

UnkleSabah kalkışlarının iğrençliği üzerimde her gün, bilirsin yağlı saçlarla uyanmak, gözlerinin altının şiş olması, ufak bir tıkırtının bile kulakları sağır etmesi…
Geçirilen iyi/kötü bir günün kalıntıları olan dökük saçların, ayak altlarına yapışıp kalması, acele ile üstlerine çorap giymek. Pislik değil, aykırılık hiç değil; zamansızlık belki…
Düşlerimde yapamadıklarım, geçmişin derin kuyularında kavrulup sunuluyor önümüze; tüm keşkeleri alıp aklınızın en ücra noktalarına eriştiriyor suda yürüyen kertenkele misali…
Devamını okuyun…

Toplamda 41 kez okunmuş...

Ca-Cık

4 Yorum Yapılmış

İnsanlar doğar, büyür, büyür, büyürmüş…
Sen de, ben de, o sokaktaki deli de emin ol. Emin değilsen görüşelim mi ne dersin?
Bir sene önce, terk edilmiş bir ruh; çareyi başkalarında arayan bedenler, silik bir yüz; tanıdık gelen olaylar hasıl olurken unutulanlar arasına girermiş tüm şarkılar, sözler ve gözyaşları…
Sen, zembereği kurulmuş sabır taşısın, yılda bir kez çiçeğini görebileceğim bitkim, güldüğünü sandığım yeşil kertenkelem. Bazılarına inat hayatı güzelleştiren küçük öpücük, sende yeşeren eğreti otu sanki, dokununca küsen, dimdik ama narin… Devamını okuyun…

Toplamda 50 kez okunmuş...

Hayata Koca Bir Nanik!

4 Yorum Yapılmış

Ve internet yeniden doğar…
‘Hey bebek beni özledin mi’ tabiriyle özentime başlamak isterdim fakat boşverin siz bunları, hayata takılın en kulplu tarafından…
Görüyorum ki 15 gün boyunca insan hayatında kısacık bir dönem, ufacık bir anmış. Geri kalanını düşünemiyorum bile, çok bir şey görmeden yaşayacağımdan korkuyorum hepsi bu. Ölümsüz olmayı ister miydim, orası da meçhul…
Anlatıp duruyordum, gerçi ne kadar ‘takıldığım’ merak konusu da, hayat uzun, engebeli, dikkat ve sabır gerektiren bir yoldur diye. Bazılarını görüyordum, kendilerini mutlu mesut o yolu koştuklarını sanıyorlardı, hem de kendilerini mükemmel bir şekilde kandırarak. Eee bu kadar hızlı yaşanınca yaşanmamışlıklar yoldaki uçuşan sivrisineklerin suratınıza yapışmasına da alınmamasınız değil mi? Devamını okuyun…

Toplamda 45 kez okunmuş...

Süzme Piç

6 Yorum Yapılmış

Hayatın garip oyunlarında oyuncu olmaktan vazgeçemiyorsunuz hiç bir zaman. Rolünüze göre çeşitli şeyler öğrenip bunların adına ‘tecrübe’ diyor; bazen onları tekrar tekrar yaşamak isterken bazen belirtisini gördüğünüz anda kaçıyorsunuz farkında olmadan ve hepsini ortaya koyup topladığınızda ona verdiğiniz isim oluyor ‘hayat’…
İnsanlar hayal edin gözlerinizi kapatıp; insanlar, sizin izleyici olduğunuz hayatlar…
O insanlardan birini seçin; tanımak isteyip, hayatına müdahale edebileceğiniz. Onunla yaşayın, onunla huzur bulun ve sadece onun gözlerine bakın uzun bir süre. Dudaklarının tadını öğrenin ve cebinizdeki ‘yalan’ ve ‘yüzsüzlüğü’ serpin şimdi bu hayatın üstüne. İlk tartışmanızı yaşayın ve bırakıp gidin o hayatı. Göreceksiniz o ‘hayat’ sizi bırakmayacak…

Devamını okuyun…

Toplamda 87 kez okunmuş...

Constantinopolis

6 Yorum Yapılmış

Vak VakHayattaki en güzel şey de başınıza gelse içinizdeki karamsarlık ruhunu öldüremiyormuşsunuz…
Buna seviniyorum; çünkü üretkenliğime, olgunlaşma sürecime kertme vurulacak diye o kadar çok korktum ki… Belki de aşkı yaşamayı bunca senedir bu yüzden beceremedim. Fakat şu an anlıyorum ki bazı şeyler her zaman eksik kalacağı için karamsarlık ölmeyecek, yaşayacak ve benimle sonsuza uzanacak…
İçimde saklı bazı hayallerim var, en yakınımın bile bilmediği, sadece bana ait düşünceler. Gerçek olacak mı bu ufacık ömrümde bilmiyorum; sadece olmasını diliyorum…
Tanrı, ne kadar yalnız değil mi yukarıda. Aşkı yaratıp hissedememek, sevişmeyi yaratıp terlememek ne kadar üzüntü verici olmalı. Acıyorum ona, hem de bizlere acıdığından daha fazla… Devamını okuyun…

Toplamda 81 kez okunmuş...

Red Green Blue

4 Yorum Yapılmış

Bazı şeylerin beklenmedik zamanlarda olması kadar doğalı, güzeli, mükemmeli var mı şu dünyada?
Paragraf başına hiç böyle mi başlanır diye sormayın, çünkü bir haftadır kural tanımaz şekilde ortalarda geziyorum…
Ve evet hâlâ mutluyum…
Red
Ufak bir odadaydım, yanımda iki kişi daha vardı fakat yüzlerini tam olarak göremiyordum. Önce içeriye ailelerimiz girdi, sonra önlükleri kanlı doktor kılıklı adamlar. Devamını okuyun…

Toplamda 56 kez okunmuş...

İnsancıklar

3 Yorum Yapılmış

Bir garibiz biz insancıklar. Hepimiz tıkışılmışız bu küçücük dünyaya, sonra da ‘hadi geçinin’ demiş birileri; geçinmesi kolaysa gel sen geçin ey sabır taşı…
Soyumuzu devam ettirmeliymişiz, benim ailem, ondan önceki aileler hep bunu yapmış çünkü. Bunu yapabilmek için de hormon denen uyuşturucuya ihtiyacımız varmış ki o da 13-14 yaşlarında bize birer dozluk veriliyormuş…

Devamını okuyun…

Toplamda 93 kez okunmuş...

Volume Volume (Co-Pilot)

7 Yorum Yapılmış

‘Hayatımda acı tatlı onca an yaşamışım ki anlat anlat bitiremiyorum’ demek isterdim lakin bir çoğunu hatırlayamıyorum. Lise hayatım yok gibi sanki, sanırım unutmak istediğimi unutuvermekte üstüme yok. İlkokul arkadaşlarımın bazılarının yüzünü görsem hatırlamam. Sahi ne gamsız adamım ben be!
Aşağıdan devam ediyoruz, tekrar söylüyorum ‘kim bunlar’ diye sormak yok çünkü onlar güzel bir müzik grubuydu…

Sen Nesin Vol. XXX
Lise döneminizde ilk defa aşk ile tanışmışsınızdır. Aşkı tattığınız kişinin peşinden tam 2 sene koşturmuşsunuzdur. O lisede kalmışken siz artık üniversiteli olmuşsunuzdur ve yüzünüze bile bakmayan o kişiyle bir anda sevgili oluvermişinizdir.

Devamını okuyun…

Toplamda 69 kez okunmuş...

« Eski Girdiler |