Kaç gündür başımı toplayıp da bir kaç şey çizemiyorum. Mastürbasyon sonrası gibiyim aynı; bıkmış, kirli, yalanlı ve yanlış…
Hayatımda garip anlar yok değil; tanımadığım insanlar, hiç beklemediğim anlarda karşıma çıkıp beni mutlu ediyorlar, eh insan mutluyken aklına mukayyet olup bir şeyler dökemiyor ki, içinde tutuyor her şeyi. Onun içindir ki sevmiyorum kelimelerimi, el sallamalarımı, aşklarımı şu sıralar…
Bir kız var uzaklarda, kalbi çok ama çok temiz, tam benim aradığım gibi, biliyorum orada bekliyor beni. Tam huyuma denk, öyle her istediğimi kolay kolay vermeyen ama ümidimin kesildiği o küçücük anda beni sarıp sarmalayan. Evet, var böyle birisi, bir gün buluşmayı ümit ediyorum, görüşeceğiz küçük hanım…
Zeytin gibi hissediyorum kendimi, bir dönem verimli, bir dönem verimsiz. Yağımın tadı acı, köklenemeyen küçük bir fidan, rüzgârdan eğrileşen büyük bir bel…
Siyah beyaz kadınlar görüyorum rüyalarımda bazen, hepsi ellerinde telliler, çalıp oynuyorlar ve büyük etekleriyle bana doğru geliyorlar, korkuyorum, ne yapmalıyım?
Hayatı küçük anlara sıkıştırıyorum artık, bugün mutlu muyum, evet. O zaman be birader, neyi neden sorun yapayım?
Yaşıyoruz nasılsa düşe kalka…
Yaktım gemilerimi dönüş yok artık geri…
Tak etti canıma bu maskeli balo…
Bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri…