Süzme Piç

6 Yorum Var

Hayatın garip oyunlarında oyuncu olmaktan vazgeçemiyorsunuz hiç bir zaman. Rolünüze göre çeşitli şeyler öğrenip bunların adına ‘tecrübe’ diyor; bazen onları tekrar tekrar yaşamak isterken bazen belirtisini gördüğünüz anda kaçıyorsunuz farkında olmadan ve hepsini ortaya koyup topladığınızda ona verdiğiniz isim oluyor ‘hayat’…
İnsanlar hayal edin gözlerinizi kapatıp; insanlar, sizin izleyici olduğunuz hayatlar…
O insanlardan birini seçin; tanımak isteyip, hayatına müdahale edebileceğiniz. Onunla yaşayın, onunla huzur bulun ve sadece onun gözlerine bakın uzun bir süre. Dudaklarının tadını öğrenin ve cebinizdeki ‘yalan’ ve ‘yüzsüzlüğü’ serpin şimdi bu hayatın üstüne. İlk tartışmanızı yaşayın ve bırakıp gidin o hayatı. Göreceksiniz o ‘hayat’ sizi bırakmayacak…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Final ÖdeviBugün koca bir seneyi bitirmenin mutluluğu üzerimde. Öyle ya da böyle bitti, evet evet bitti…
Diğerlerini bilmiyorum fakat istediğim bölümde okumaktan öyle ya da böyle mutlu oldum bu sene. Her ne kadar bölümümüzden yeteri kadar destek alamasam da, hocalardan öyle ya da böyle bir şekilde yakınsam da, armut piş ağzıma düş yapmadığım için şanslı olanlardanım sanırım…
Şu anda serbest atış noktasından maçı döndürecek final atışındayım. Eve 1,5 aydır uğramadım bile. Gerçekten, ev; nasıl bir yerdi orası, kokusu, şekli neye benziyordu, unuttum ve sanırım biraz da özledim…
Kendimden uzaklardayım bu aralar. Prometeus’u oynamaktan, hep onlara çalışmaktan sıkıldım. İnsanın kendini oynamayarak övgü kazanması gerekiyormuş bazı zamanlar, o an değerli oluyormuş fikirleriniz, ‘bay doğru’ oluyormuşsunuz ve sahte gülücükleri cebinize koyup, akşam teker teker kurtlarından arındırıyormuşsunuz olanları. Ve biriken kurtlar o kadar çoğalıyormuş ki bazen kaçacak yer kalmayınca içinizi kemiriyorlarmış yavaş yavaş…
Siz mi, tahtadan geriye kalır yanımız mı kaldı…
Ve bir sene böyle bitti, amaçlarım vardı, yarı ulaşılmış; sevgim vardı, bitti. Aşk mı, o da ne ki?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Kaç gündür başımı toplayıp da bir kaç şey çizemiyorum. Mastürbasyon sonrası gibiyim aynı; bıkmış, kirli, yalanlı ve yanlış…
Hayatımda garip anlar yok değil; tanımadığım insanlar, hiç beklemediğim anlarda karşıma çıkıp beni mutlu ediyorlar, eh insan mutluyken aklına mukayyet olup bir şeyler dökemiyor ki, içinde tutuyor her şeyi. Onun içindir ki sevmiyorum kelimelerimi, el sallamalarımı, aşklarımı şu sıralar…
Bir kız var uzaklarda, kalbi çok ama çok temiz, tam benim aradığım gibi, biliyorum orada bekliyor beni. Tam huyuma denk, öyle her istediğimi kolay kolay vermeyen ama ümidimin kesildiği o küçücük anda beni sarıp sarmalayan. Evet, var böyle birisi, bir gün buluşmayı ümit ediyorum, görüşeceğiz küçük hanım…
Zeytin gibi hissediyorum kendimi, bir dönem verimli, bir dönem verimsiz. Yağımın tadı acı, köklenemeyen küçük bir fidan, rüzgârdan eğrileşen büyük bir bel…
Siyah beyaz kadınlar görüyorum rüyalarımda bazen, hepsi ellerinde telliler, çalıp oynuyorlar ve büyük etekleriyle bana doğru geliyorlar, korkuyorum, ne yapmalıyım?
Hayatı küçük anlara sıkıştırıyorum artık, bugün mutlu muyum, evet. O zaman be birader, neyi neden sorun yapayım?
Yaşıyoruz nasılsa düşe kalka…

Yaktım gemilerimi dönüş yok artık geri…
Tak etti canıma bu maskeli balo…
Bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ertesi Gün

5 Yorum Var

Gecenin 04.11’i, başımın arkasında kendini gizleyen küçük bir ağrı, etrafta boş ruffles paketleri, yemek istemediğim iki mandalina, yeni aldığım telefon, ekranına baktığım bilgisayar, rastgeleye ayarlanmış müzik çalar, açık bir msn, msn de bir kişi…
Etrafta havlayan köpekler var, böğüren inekler; her seferinde kendimi inandırdığım halde bir türlü olmayan deprem. Acaba ilk neyimi elime alırdım deprem olsa, sanırım bilgisayarımı yok yok daha küçük bir şey telefonumu mu hmm kendimi bıraksam olmaz mı?
Bu arada bu msn’deki kişi hâlâ açık, gecenin 04.21’i gidip uyumuyor da. Tanımıyorum pek ama bana benziyor bu yönü, her gün sabahlıyor, konuşmasam da onun orada durması aptalca huzur veriyor bana. Ara sıra dürtüyorum onu, isterse cevap veriyor isterse vermiyor, böyle garip, gizli biri…
Gece müziklerine de alıştırdım kendimi; hem sizi yormayan, hem dinleten buna karşın sizi uyanık tutan ufak antidepresan ilaçlar onlar; gerçi yan etkisi ertesi gün kıçınızdan çıkıyor fitil fitil ama olsun…
Bir de cereyan sobası var, ufo mufo değil, bildiğin taş gibi elektrik sobası o, ayarsızlığı onun ayarı aslında. 04.26 da ayağımdan cins kokular çıkmasını sağlıyor kendileri, ona da teşekkür ediyoruz…
Arşiv sağlam olunca, dertlenmek de kolay oluyor, dost tavsiyesi zihniniz benim gibi sağlıksızsa ve bazı şeyleri unutmak istiyorum diyorsanız, arşivinizi silin gitsin, yoksa benim gibi bundan iki hafta önceki, eskiye gidersek 3 ay önceki, daha da eskiye gidersek 1 yıl önceki olayları dün gibi hatırlar, bir de ‘neden’ sorusunu kafanıza mıhladınız mı gecenin 04:30′unda işin içinden çıkamaz, X işaretini aramaya başlarsınız…
Bu beden böyle giriyor her güne, fazla enerji de tüketmiyor; akşamüstünün 5′inde kalkıyor, kahvaltı-akşam yemeği karışımını yiyor ve geçiyor laptopunun karşısına saat 4.34 oluncaya kadar. Yalnız olması bir avantaj, para harcamıyor garibim; sabahla, uyu, uyan, yemek ye, sabahla, uyu…
Bir gün uyanmayacağı gün de gelecek, tüm saatler sıfırlanmış olacak onun için, asıl o an ne yapacak hiç bilmiyorum…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Yok artık bu kadar da olmaz dedirtecek bir olaydır bilim kurgu filmleri, her ne kadar bir çoğu New York yöresinde geçse de. Doğru diyeceksiniz ki ‘Urfa da Hürriyet Heykeli vardı da biz mi kellesini uçurmadık?’; ben de size diyeceğim ki, ‘ne kadar para o kadar köfte’…
Star Wars serilerini bulup, art ardına seyredip psikopata bağlamam lazım, hem de aralarında 120′şer derece bulunan üç fazla…

‘Oh little town in USA,
The time has come to see there’s nothing you believe you want…
But where were you when it all come down on me?
Did you call me, NO…’

And ‘tosbaa’ says; “Sometimes fascism is very useful for human evolution. We must eliminate useless people which are sick, disabled and like these and protect strongest and healthiest. Then we’ll put crosswise their DNAs, and create the most intelligent human in universe to destroy other planets like Earth…
Finally, meine fuehrer Hitler, we’ll win the god war. Sieg heil, sieg heil!”

*Gorillaz…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions