"deli" Etiketli Yazılar Gösteriliyor

Bir kaç kuralımı ihlal etmemin vebalini çekiyorum şu iki üç gündür.
Ne mi bu kurallar, oldukça basit;
-Kimseye güvenme.
-Herkes çıkarının peşinde koşar.
Bu iki şık artık deneylerle kanıtlanmış birer ‘gerçek’ti benim için. Tolerans gösterme sebebime gelecek olursak: aptallık parayla değil ya.
Diğer bu konu ise herkesin ‘her şeyi bilip’, aslında ‘hiç bir bok bilmediği’. Buradan hala ve ne yazık ki hala, beni uzun bir süre sonra görüp, utanmadan sanki dün görüşmüşçesine yardım isteyen her şeyi bilen, hayatın anlamına ulaşmış arkadaşlarım, evet, ben her şeyi anamın karnında master olarak okudum ve gördüm, sadece bunu size çaktırmıyorum!
Sonra bana herkes ‘neden gidip mühendis oldun, makinelerle kafayı yiyeceksin’ diye söylenirler. Makineler insanları aldatmaz sayın çok bilen, ona ne söylersen onu yapar, seni de pek sırtından vurmaz. Ayrıca dillerinden anlarsan senle bir güzel de konuşurlar. Sen bunu anlamıyorsan bu benim sorunum olamaz ki, ne oldu, hayata hiç bu şekilde bakmamış mıydın?!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

En sevdiğim şeylerden biridir insanlar hakkında yorum yapıp durmak. Senin ne haddine benim hakkımda yorum yapmak diyebilirsin, haklı da olabilirsin, fakat ’sen’ bile ‘trajikomik’ bir durumda hâlâ insan gibi yorum yapmadan durabiliyorsan seni şuracıkta ‘peygamber’ ilan ediyorum, evet ben o başlangıçtan beri görmeyi hayal ettiğin tanrıyım.
Geçenlerde okuldayım, evet ara sıra oraya uğruyorum, adamın biri gelmiş, onu oraya bağla, şunu buraya bağla diyor, daha bir kaç gün önce yine aynı adam ’siz artık yarı mühendis sayılırsınız, kendinizi küçümsemeyin’ derken neden beni o an ‘amelesi’ gibi kullandı anlamadım. Kızdım haklı olarak, sonra da bizi lise yıllarımıza götürüp sözlü yapmaz mı, yapar tabi, kazandan sorumlu kontrol sorumlusu! Böyle adamlardan nefret ediyorum, bırak yanlış yapalım, öğrenelim, yok ama ben bu durumdayken yorum yapamam, benim haddime mi?!
Dert anlat anlat bitmez bende, neden anlatmayayım ki; bundan 10-15 ay önce demiştim, mutluluklarımı kendime, dertlerimi siz sefillere ayıracağım diye, işte bu da onlardan birisi, canın sıkıldıysa ‘youporn’ var, belki orası daha çok ilgini çeker…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Söz doğru, tuvalette aklıma geldi çünkü. O basınç ve nabızla beyin daha hızlı çalışıyor sanırım.
Neyse, geçende bir kız arkadaşım ile görüştük,toplamda 3 nanosaniye; selam verdim uzaktan, derken yanına gittim. Usulca yaklaştı yanıma, eğildi kulağıma, dedim şimdi ’seni seviyorum diyecek’ o derece nefesini kulak kıvrımlarımda hissettiğim anda ‘fazla beraber gözükmeyelim, dedikodu çıkıyor’ demez mi! Sanki ben, 5 senedir, memleketimde doğru düzgün sokağa çıkıyorum ya, tövbe tövbe dedim çektim gittim eve. Derken telefona mesaj gelmiş, ‘ölüyorum, bitiyorum ne olur buluşalım’, iyi buluşalım da bu acele ne! Merak ettim, karşı tarafın istediği saatte, istenilen yerde oldum. Hatun zat geldi, baktı, 2 nanosaniye sonra görüşürüz dedi. Dedim ne oluyor yahu, gelen cevap komikti, evden bekliyorlar beni. Çekti gitti, sonrasında gelen mesaj ise daha bi komikti ’sen beni sevmiyorsun’. Yok artık dedim, cidden sinirim bozuldu!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Susmak

Bir Yorum Var

Her daim iyidir susmak…
Ben de susuyorum…
Susarak anlatmaya çalışıyorum duygularımı, isteklerimi, aşklarımı, hislerimi…
Çünkü ne zaman konuşmaya çalışsanız ya susturuluyor ya da deli muamelesi görüyorsunuz bu hayattan ya da artık itiraf etmemiz gerekirse adına sürekli hayat dediğimiz insan topluluklarından…
Tanrı ile arana giriyorsa bu iki ayaklılar, kendilerine de mesajcı ya da peygamber diyorlarsa, hak hukuk da ona göreyse sen zaten cehennemliksin bilmiyor musun?
‘Offset’siz başlayamıyorsanız hayata ve bu da yetmez gibi adaletten bahsediyorsanız insanlara önce aynaya bakın, sonra kendinize acıyın ve ucu kırık dişlerinizle gülün olanlara…
Kafasını yardığın insanları bir düşünsene, ölünce hepsinin yaptıkları yok olup gidecek değil mi, sen de öleceksin, hiç düşünmeyi denedin mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Her insanın içinde cinsellik denen hayvan vardır; kiminin hayvanı ufak bir serçedir, kimininki ise koca bir kaplan. Herkes beslediği kadar büyütür hayvanını içerisinde, kimisinin serçesi tirex olurken, kimisinin kaplanı arı kuşuna dönüşebilir. İnsan ya da bitki olduğumuz bununla belirlenir her zaman…
İşte biz buralarda kaybettik sınırlarımızı. Aklımızı küçük oyuncak bedenlere kaptırmışken daha başka ne beklenebilirdi ki zaten…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Hayat komik yurdum insanı! Gerçekten, kebap bile var o derece yani…
Uzun bir yol yürüyorsun, cebinde de bir müzik çalar. Habire değiştirip duruyorsun müzikleri, hani o ana uygun müzik denk gelsin de 10 dakikalık yol biraz keyif alsın. Ama denersin denersin olmaz, hele bir de ‘rasgele’ye bağlamışsan, işin zor be ahbap!
Buradaki yol hayat, aradığın şarkı da iki dakikalık mutluluklar oluyor; yok hani anlamassın falan, edebi kaygılar içine girmek istemem…
Bir insanı mutlu etmek de hoş bir duygu, yüzyılda eline geçen fırsatı başkasına sunmak; sizi iyi fakat yalnız bir insan yapıyor unutmayın bunu…
Hani siz üzgündünüz, depresyonlardaydınız; neden peki, çünkü şundan: siz hayatta doğru olmaya çalışan insanlardansınız…
Doğru, sahte insanların olduğu bu memlekette kime ne anlatacaksın, değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Zaman belki her şeyin çözümü olabilir ama sadece beyin hücrelerimizi eskitmekten başka bir şey yapmaz emin olun…
Bugün öğrendim, gerçekten!
Olanları unutmak değil, üstüne gitmek gerekiyormuş, inanın!
Koca bir aptal size bu dersi verebiliyorsa siz neler yapabilirsiniz bir hayal edin…
Şimdi zamanın beni götürmesini beklemiyorum, o da beni beklemiyor, zamansız kalıyorum…
İş, hayat, insanlar derken ömrünüzü çürüteceksiniz; pilot bölümlük hayatları bir kenarı itip, cesurca tekrar yaşamayacakmışçasına küfretmek herkese, merhaba demek, sevmek. Öncesinde kuralların çetin duvarlarını yıkmak biraz…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Buğulu

3 Yorum Var

UnkleSabah kalkışlarının iğrençliği üzerimde her gün, bilirsin yağlı saçlarla uyanmak, gözlerinin altının şiş olması, ufak bir tıkırtının bile kulakları sağır etmesi…
Geçirilen iyi/kötü bir günün kalıntıları olan dökük saçların, ayak altlarına yapışıp kalması, acele ile üstlerine çorap giymek. Pislik değil, aykırılık hiç değil; zamansızlık belki…
Düşlerimde yapamadıklarım, geçmişin derin kuyularında kavrulup sunuluyor önümüze; tüm keşkeleri alıp aklınızın en ücra noktalarına eriştiriyor suda yürüyen kertenkele misali…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ve internet yeniden doğar…
‘Hey bebek beni özledin mi’ tabiriyle özentime başlamak isterdim fakat boşverin siz bunları, hayata takılın en kulplu tarafından…
Görüyorum ki 15 gün boyunca insan hayatında kısacık bir dönem, ufacık bir anmış. Geri kalanını düşünemiyorum bile, çok bir şey görmeden yaşayacağımdan korkuyorum hepsi bu. Ölümsüz olmayı ister miydim, orası da meçhul…
Anlatıp duruyordum, gerçi ne kadar ‘takıldığım’ merak konusu da, hayat uzun, engebeli, dikkat ve sabır gerektiren bir yoldur diye. Bazılarını görüyordum, kendilerini mutlu mesut o yolu koştuklarını sanıyorlardı, hem de kendilerini mükemmel bir şekilde kandırarak. Eee bu kadar hızlı yaşanınca yaşanmamışlıklar yoldaki uçuşan sivrisineklerin suratınıza yapışmasına da alınmamasınız değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Süzme Piç

6 Yorum Var

Hayatın garip oyunlarında oyuncu olmaktan vazgeçemiyorsunuz hiç bir zaman. Rolünüze göre çeşitli şeyler öğrenip bunların adına ‘tecrübe’ diyor; bazen onları tekrar tekrar yaşamak isterken bazen belirtisini gördüğünüz anda kaçıyorsunuz farkında olmadan ve hepsini ortaya koyup topladığınızda ona verdiğiniz isim oluyor ‘hayat’…
İnsanlar hayal edin gözlerinizi kapatıp; insanlar, sizin izleyici olduğunuz hayatlar…
O insanlardan birini seçin; tanımak isteyip, hayatına müdahale edebileceğiniz. Onunla yaşayın, onunla huzur bulun ve sadece onun gözlerine bakın uzun bir süre. Dudaklarının tadını öğrenin ve cebinizdeki ‘yalan’ ve ‘yüzsüzlüğü’ serpin şimdi bu hayatın üstüne. İlk tartışmanızı yaşayın ve bırakıp gidin o hayatı. Göreceksiniz o ‘hayat’ sizi bırakmayacak…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions