"bu kadar basit" Etiketli Yazılar Gösteriliyor

İnsanın düşünen bir varlık olduğu kesin, az olsa da düşünenlerimiz var aramızda.
Bu yazı onlaradır…

Sınav döneminin ağır ezberletici temposu altında beynimi az çalıştırdığımı, kendimi maddesel dünyaya verdiğimi düşündüm. Derken geçende televizyonun iyi kullanılırsa aslında düşünmede oldukça etkin bir rol oynayabileceğini keşfettim. Habertürk kanalında ‘Sansürsüz’ adlı program gözüme çarptı, aslında bu program oldukça iyiydi ama malum okul dönemi televizyondan uzak kalıyor insan. Tartışılan konu da oldukça ilgi çekiciydi; evrim teorisi.
Normalde olsa böyle tartışma programlarını seyretmem ama konu evrim ve Türk İnsanı olunca ne çıkacağını bilemezsiniz. Programı izlemeye koyuldum, oldukça iyi hazırlandığı belli; tez, antitez ve sentez bölümü vardı.

Program Freud’un çok seveceğim şu sözüyle başladı: “Din insanın patolojik kısımlarını gerektiği zaman törpülemesi gereken bir mekanizmadır.”.

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Bazen, bazı konularda insanın rengini belli etmesi, tepkisini göstermesi gerektiğini düşünmekteyim…
Aynen benim de bir zamanlar türban konusu tartışıldığında yaptığım gibi. Merak eden varsa buraya tıklayarak okuyabilir…
Gelelim son iki üç gündür canımı sıkan duruma. Bu sitede, yaşadığım çevrede, insanların okumuş olsun olmasın ne kadar yobazlaştığından bahsedip duruyorum. Ha ben bunu ölçen yobaz-metre miyim, elbette değilim; fakat her sorgulayan, etrafında ne olup bitiyor diye bakan biri için kendimce insanları değerlendirme yetisine de sahibim, buna da ne sıkma başlı arkadaşım, ne de diline halka geçiren vatandaşın karışmasına izin veririm!
YÖK herkesin bildiği üzere meslek liselerine uyguladığı alan dışı seçimde uygulanan 0.3 çarpanını kaldırarak, al kardeşim nereyi istersen seç dedi. Peki, benim mağduriyetimin sorumlusu kim oldu bu durumda?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Susmak

Bir Yorum Var

Her daim iyidir susmak…
Ben de susuyorum…
Susarak anlatmaya çalışıyorum duygularımı, isteklerimi, aşklarımı, hislerimi…
Çünkü ne zaman konuşmaya çalışsanız ya susturuluyor ya da deli muamelesi görüyorsunuz bu hayattan ya da artık itiraf etmemiz gerekirse adına sürekli hayat dediğimiz insan topluluklarından…
Tanrı ile arana giriyorsa bu iki ayaklılar, kendilerine de mesajcı ya da peygamber diyorlarsa, hak hukuk da ona göreyse sen zaten cehennemliksin bilmiyor musun?
‘Offset’siz başlayamıyorsanız hayata ve bu da yetmez gibi adaletten bahsediyorsanız insanlara önce aynaya bakın, sonra kendinize acıyın ve ucu kırık dişlerinizle gülün olanlara…
Kafasını yardığın insanları bir düşünsene, ölünce hepsinin yaptıkları yok olup gidecek değil mi, sen de öleceksin, hiç düşünmeyi denedin mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ms. Z

2 Yorum Var

Karşı pencerenin küflü kulpunu tutan bir çift el…
Olasılıksızlıkların olasılığının maksimuma vurduğu bir uzaklık bu yakınlık…
Tezat kendi içinde; günberi, az çok! Hayalin ve gerçekliğin savaşında ölen masumlar, sen ben, biz olamamak…
Ton balığı misali konservede geçirmek tüm hayatını, açılacağı günü bekleyerek…
Heyecanı kalmayan birisinin heyecan dilenmesi başkalarından, dünyanın sonu, düşünceler…
Ölen masum insanların yerine geçen iyi insanlar, ne mutlu ki yaşıyorlar, evet…
Tanrı özenmekteyken bizlere, taparmış fareler; ağlar, eğermiş dik durması gereken boyunlarını…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Her insanın içinde cinsellik denen hayvan vardır; kiminin hayvanı ufak bir serçedir, kimininki ise koca bir kaplan. Herkes beslediği kadar büyütür hayvanını içerisinde, kimisinin serçesi tirex olurken, kimisinin kaplanı arı kuşuna dönüşebilir. İnsan ya da bitki olduğumuz bununla belirlenir her zaman…
İşte biz buralarda kaybettik sınırlarımızı. Aklımızı küçük oyuncak bedenlere kaptırmışken daha başka ne beklenebilirdi ki zaten…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Hayat komik yurdum insanı! Gerçekten, kebap bile var o derece yani…
Uzun bir yol yürüyorsun, cebinde de bir müzik çalar. Habire değiştirip duruyorsun müzikleri, hani o ana uygun müzik denk gelsin de 10 dakikalık yol biraz keyif alsın. Ama denersin denersin olmaz, hele bir de ‘rasgele’ye bağlamışsan, işin zor be ahbap!
Buradaki yol hayat, aradığın şarkı da iki dakikalık mutluluklar oluyor; yok hani anlamassın falan, edebi kaygılar içine girmek istemem…
Bir insanı mutlu etmek de hoş bir duygu, yüzyılda eline geçen fırsatı başkasına sunmak; sizi iyi fakat yalnız bir insan yapıyor unutmayın bunu…
Hani siz üzgündünüz, depresyonlardaydınız; neden peki, çünkü şundan: siz hayatta doğru olmaya çalışan insanlardansınız…
Doğru, sahte insanların olduğu bu memlekette kime ne anlatacaksın, değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Boş kalmayı sevmiyorum…
Ondandır tatillerden zevk almayışım…
Kadınları sevemeyişim…
Sevmiyorum beynimin durmasını…
Hani bir fındık misali, karabiber, turşu bir yerde…

Doğru, neden böyle bir edebi giriş yapma isteği doğdu içimde bilmiyorum…
Okulda verilen anlamsız ödevleri sorgulamayı bile bıraktım. Hiç sevmediğim bölüm başkanına dahi ki hatırlatın bu cümleyi eninde sonunda bir gün yiyeceğim, katlanabiliyorum…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Yeni Dönem

2 Yorum Var

İki hafta, 14 gün ediyor ve evet, sayabiliyorum annem…
Yeni bir dönem başladı, yeni bir sayfa. Artık XX ve XY oyunları üzerine kurulu değil dünya, bacak arasında yaşayan sülüklerden de değilim artık. Her şey ihtiyacım kadar, biraz ondan, biraz bundan…
Kafamın içinde küstüm otu çıkmış, çiçek açmaya hazırlanıyor…
Bir küstüm otu, ve üstünde dolanan ufak karıncalar…
Çok güzel bir kız vardır hani, taparsınız, yeminler edersiniz. Oysa bilmezsiniz ki bir gülümsemesine bakar iş, gülümsemesi ve dişlerindeki tele…
Hani demişlerdi ya, hoş ve iyi kişiler hep kötülerin elinde olmalı diye ya da biz öyle mi değerlendirmek istedik insanları; karışık…
Düşünemiyorum, yardım eder misin?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

21 Plus

2 Yorum Var

21. yılın defteri böyle sona erdi…
Her zaman severim sondan başa gitmeyi; önce dost olur sonra tanır ve en başta yapmam gerekeni yani başlamamayı tercih ederim…
Yılbaşından bu zamana düşünmekteyim, o kadar yoğun ki bu kafa yorma işlevi ne sınavlarıma çalışabildim, ne dışarı çıkabildim. Aslında hiç birini istemedim de…
Bu sefer kuralımı çiğneyip, en baştan başlayacağım;
-Okulun birinci dönemi bitmektedir, bir kaç kişi ve daimi dostunuz ‘yalnızlık’tan başka o doğum gününüzü hatırlayan yoktur. Arkadaşınız dedikleriniz sırtınızdan hançerlemeye devam etmektedir…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Hayatın bir yandan sevindirici, bir yandan sıkıcı, bir yandan az yalanlı kısmını tecrübe edinirken, insanların hayatınızdan birer birer eksilmesi ne kadar ilginçmiş. Hani derler ya ‘kötü gün dostu’ gerek diye, artık onlardan istemiyorum…
-Abo, ne dedi!
Evet, öyle dedim ve katılıyorum…
Bunda belki benim de eksikliğim var ama elimden geleni yapıyorum, kendime zaman ayıramıyorum, tatil kelimesi çok uzak bana. Beş dakika için kavga eder oldum, sonra o sözde kazanılmış dakikaları birer birer uykusuzluklarıma harcadım…
Ne yaptığımın farkında değilim fakat işin sonu güzel bir yere çıkıyormuş gibi geliyor bana ya da en azından şimdilik öyle…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions