Oh be!
İnsanın kendi başına ayakta kalabilmesi ne kadar güzel bir şeymiş. Kendim için yaşıyorum anasını satayım, o kişinin hatrı, bu kişinin duyguları, öbürünün rahatı için değil…
‘Kendini ne kadar açabilirsen karşındaki seni o kadar tanır’ dedi bir arkadaşım, ne de doğruymuş meğer. Haha, sildiklerim var ya şimdi işte onlar bu sözün kurbanı ama biliyorlar mı hayır! Onlar hâlâ zombi gibi ortalıkta gezip yalnız olmadıklarını sanıyorlar. Bırak insanlar böyle yosun gibi mutlu, sanane, banane!

Oh god, you’re so forgiver sometimes but people are craziest things ever in this universe you know. They kiss lips with their mouths, lick their sexual organs with their mouths, sex with their mouths and yes they eat foods and drink vine with their mouths…
What a god damn world you created!

Whatever, goodbye Milky Way, misses me ok?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Fa$o Aga

9 Yorum Var

Yarın finallerim başlıyor. Kafam dinç, hiç bir derdim yok, sonuçta aptalca bir kaç sınav. Hayatım boyunca hiç bir sınavdan korkmadığım gibi bunlardan da korkmuyorum, hatta bir haftadır sayelerinde küfür dağarcığım o kadar gelişti ki…
Ayrıca takmış bulunmaktayım bu kadar formülü ezberleyince başımızın göğe mi yoksa dibe mi değeceğine. Nedir yani, yüzlerce formülü ezberlemek beni mühendis mi yapacak, tabi ki hayır, ee güzelim profesör olmuş ‘öğret-men’ lerim bunu bilmiyorlar mı? Gerçi onlar da haklı, ne kadar ekmek o kadar köfte davası her şey. Sonra beyin göçü oluyormuş, emperyalizme yatırım yapıyormuşuz vb. Sorarım size, fikrinize değer verilmeyen, bilimsel önerilerilerinizin desteklenmediği, nuh nebiden kalma koşullarda çalışmak istiyorsanız buyurun size koca 3. dünya ülkesi, tepe tepe kullanın. Ben şahsen ampulü tekrar tekrar bulacağıma, lazere geçerim daha iyi, değil mi ama?
Ayrıca insanları da anlamamakta direnmekteyim eşekler gibi; daha düne kadar sizi sokakta görse ‘selam’ vermemek için yön değiştiren, kendini bulunmaz Hint kumaşı sanan vatandaşın, poposu sıkıştığında ilk sizi bulması da çok garip bir olay. Daha ilginci de tüm bunları bildiğiniz halde o ‘koca kafalı’ya yardım etmenizdir. Ee kızmasınlar ama tarihte ‘en iyi salağa yatan yaratıklar kızlardır’ diye boşuna dememişler, şeytanın akranları, ne yaparsınız; tanrı bile ademoğlunu dünyaya gönderdikten sonra baş edememiş ki ‘alın kardeşim siz uğraşın’ demiş…
Ayrıca öküzün altında buzağı arayan vatandaşlara da hayranım. Hani derdim ya defoluyum, işleri yüzeysel anlayamıyorum hep derinine iniyorum diye, büyük konuşmamak lazımmış. İnsan yaratıkları öyle şeylerin altından, ki bunlar bilumum hamam ve bok böcekleridir, buzağı bulabiliyorlar ki insan şaşırmadan edemiyor. ‘Ee sonuçta herkesin içi fesat ne yaparsın’ diyenler olacaktır, doğrudur, onları ‘bana bulaşmayın lütfen’ kategorisine koymak istiyorum…
Sonuçta;
“Sen faşo neye derler bilir misin, aha bizim ülke kızları vallah faşodur!”, he he, zor vesselam zor…
Yarın yüzlerce formülü olan fizik finaline giriyorum, saat 12 sularında popomdaki kraterin büyüklüğü çıplak gözle görülebilecektir, herkese duyurulur…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Duygularımı sözcüklerle ifade edemem şu an. Karşıma geçseniz tutulur kalırım, dokunsanız ağlarım, kötüyüm, ama bunun nedeni kendimim…
Midemde bir baskı var, ellerim titriyor şu an, hayatımda bu kadar hayıflanmadım daha önce. Bugün buradaydı, yanı başımda; yarın orada, ne oluyor bana, alo kendine gel!
Hayatın yeni oyunları mı bunlar? Bazen düşünüyorum kendi kendime, bazı kişilerle neden 2-3 yıl öncesinde tanışmamışım, neden zamanı geldiğinde hep o kişilerle ayrı düşmüşüz ya da yürütememişiz? ‘Hayırlısı neyse o olur’ diyeceksiniz değil mi, ama bu dört kelimelik cümle, güzel olaylar gerçekleştiğinde, geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarını unutturmamızı sağlayan bir aldatmaca değil miydi?
Kafamı toparlamam lazım, silkinmem, kendime gelmem lazım. Yardım edecek kimsem yokken bu hafif yük çok ağırlaşabiliyor, yaşayan bilir hesabı ne desem boş aslında…
Fotoğrafları yırttım, geçmiş defterleri yırtıp attım, hediyelerini yaktım; yardımcı olmayacağını bilsem de yaptım bunları. Ah bir de beynimden kazıtabilsem tüm olanları…
Neyse hayat onların yanından hızla geçerken, benim yanımda neredeyse durmuş vaziyette…
Bilemiyorum ama bir şeyler olmazı lazım artık, dayanamıyorum…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions