Metro durağındaydım, karşımdaydı, yeşil montu, sarı saçları, yeşil mavi karışımı gözleriyle oradaydı. Gözlerim onu görüyordu ama o bilmiyordu bunu, önce baktı bana, ayakkabımdan şapkama kadar süzdü önce. Ona baktığımda göz göze geldik defalarca, uzatsam elimi dokunacaktım belki ama sustum, söyleyeceklerim içimde afyon bombası gibi patladı, hayallere daldım. En son trende yalnız kaldığımda fark ettim ki rüyam burada bitmişti…
İndiğimde onu aradı gözlerim, görsem konuşacaktım, o kadar emindim kendimden. Lakin tren diğer istikamete çoktan yol almaya başlamıştı, ben ise yetişememiştim ona…
Aradan düşünce dolu 30 dakika geçmişti ki arkadaşım geldi odama, aldı götürdü beni arkadaşlarının yanına…
~~
Onu daha önce çok kez görmüştüm, adını da biliyordum, fakat bilmiyormuş gibi tekrar tanıştım onunla. Gözlerine baktım, açık kahverengi dedi, gözlerinin altı kansızlıktan hafif kararmıştı, saçlarının her teli onları sımsıkı tutan tokayla bağlıydı…
‘Yalnızlık’ adım dedi önce, kanım ısındı ona, bağlandım içten içe, kıskandım da biraz. ‘Yalnızlığımı senin için bozamam’ soyadım dedi sonra, kanım çekildi, iliklerime kar yağdı, sustum…
Hoş bir geceydi, lakin şu an neden ağladığımı bilmiyorum, bilemiyorum…


jādз
sĸųĹĹcāη