Bir kaç kuralımı ihlal etmemin vebalini çekiyorum şu iki üç gündür.
Ne mi bu kurallar, oldukça basit;
-Kimseye güvenme.
-Herkes çıkarının peşinde koşar.
Bu iki şık artık deneylerle kanıtlanmış birer ‘gerçek’ti benim için. Tolerans gösterme sebebime gelecek olursak: aptallık parayla değil ya.
Diğer bu konu ise herkesin ‘her şeyi bilip’, aslında ‘hiç bir bok bilmediği’. Buradan hala ve ne yazık ki hala, beni uzun bir süre sonra görüp, utanmadan sanki dün görüşmüşçesine yardım isteyen her şeyi bilen, hayatın anlamına ulaşmış arkadaşlarım, evet, ben her şeyi anamın karnında master olarak okudum ve gördüm, sadece bunu size çaktırmıyorum!
Sonra bana herkes ‘neden gidip mühendis oldun, makinelerle kafayı yiyeceksin’ diye söylenirler. Makineler insanları aldatmaz sayın çok bilen, ona ne söylersen onu yapar, seni de pek sırtından vurmaz. Ayrıca dillerinden anlarsan senle bir güzel de konuşurlar. Sen bunu anlamıyorsan bu benim sorunum olamaz ki, ne oldu, hayata hiç bu şekilde bakmamış mıydın?!

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Artık tüm bayramlarda olduğu gibi Cumhuriyet Bayramı da anlamının önem kazanması gereken şu günlerde bir kez daha unutulmaya yüz tut(turul)uyor. Her sene ezber haline gelmiş lay lay lom, geçit törenleri ve konuşmalardan başka hiç bir şey yok. Daha dün tanklarla göz dağı verdiğimiz Suriye ile sınırlarımızı kaldırmışız, artık yurdumun her yanını çelik ağlar yerine, hiç bir zaman bitirilmeyecek hızlı tren projeleri almış. Ülkenin batısı uygar, insanca ve özgür yaşamaya çalışıp, doğuda insanlar açlık sınırında gezerken; iki torba bulgura seçtiğimiz adamlar insanların ağızlarına ekmek yerine, ‘hak’ çalmakla meşgulken dünyanın en çok sinir hapı tüketen ülkesi olmamak bu şartlarda elde değil elbet…
86. yılında da insanları düz mantık eleştirmekten kurtulamadığımız bu ülkede hâlâ rahat nefes alıp verebiliyorsak bu bile bir başarıdır bence; bu sefil görüş açısını bizlere kazandıran tüm hükümetlere teşekkürler.

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ne zamandır tartışmak istediğim bir konuydu, mühendisler, yaşadığı sıkıntılar ve mühendislerin yeri…
Geçenlerde elektronikçilerin takıldığı bir ortamda aşağıdaki iki ifade sarf edildi ve bu ifadeler bir mühendis adayı olarak benim elbette pek hoşuma gitmedi. Bu sayede ne zamandır açmak istediğim konuya, az da olsa mühendis gözüyle bakmak istedim. Peki neydi bu ifadeler?
Birincisi;

“Mühendislik okumak zordur belki kabul ederim ama pratik elektronik tecrübe ister. Ama mühendislik okumak sadece biraz zekan varsa kafan çalışıyorsa, biraz sistemli çalışma ile okunabilir.”
  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Farklı olmanın hayatta bu kadar ‘istenilmez’ bir özellik olduğunu bilmiyordum, öğrendim…
İnsanlar bazen tanrının ne kadar bizleri düşündüğünden, o olmasaydı ne yapacağımızdan bahsedip duruyorlar. Ey siz insanlar, tanrınız sizi o kadar önemsese ‘yaratıldığınız’ yer bir kadın ya da erkeğin boşaltım organları mı yoksa beyni mi olurdu, bir düşünün. Düşünün dediysem sen değil, seni leylekler getirdi çünkü…
Unutma, hepimiz ‘doğal seçilim’in çocuklarıyız. Dünyayı tıka basa doldurmaya çalışıyoruz, iki seçeneğimiz var, ya çevremizdekileri ya da kaynaklar tükenmeye başladığında kendimizi yok edeceğiz. Sizce bunun hangi kısmındayız?
Ayrıca ‘nedir bu ilginç geldi’ diye sorarsan sana, ‘Darwin oku!’ desem çok mu olur; bence olmaz, zamanında bazıları da bana ‘dua’ denen yazıtları zorla ezberletmeye çalışıyorlardı. Evet evet, ben de onlardanım, sizden değil…
Unutmadan geçmek istemem, üç gün önce 10 Temmuz’da Nikola Tesla dünyaya geldi, kutlu olsun. Tesla, unutulmuş deha, o da herkes gibi olsaydı, şu an Edison’dan düzenbaz olarak değil de dünyaya yön veren biri olarak bahsederdik.

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Sakinliğimi yuttuğum sinirime borçluyum demiş miydim?
İnsanları izlemek zor iş, hele ki onlarla birlikte yaşamak zorundaysanız. Doğarlar, büyürler, sorun yaratırlar ve sonunda toprağa zararlı, atık haline gelirler…
Kedinin fareyle oynaması gibi; bir pençe sağa, bir pençe sola. Direk öldürmek daha mı zor her zaman; ‘seni sevmiyorum’ demek ya da oynamadan çıkmak birinin hayatından, gurur meselesi yapmamak…
Birinin derdi iki lokma ‘ekmek’ bulamamakken, diğerininki ‘yahnide eksik olan tuz’ olabiliyor bazen, aynen reform isteyenlerin cennetten sürülmesi gibi, ne kadar adil bir ‘yargıc’ımız var değil mi?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Yeni Dönem

2 Yorum Var

İki hafta, 14 gün ediyor ve evet, sayabiliyorum annem…
Yeni bir dönem başladı, yeni bir sayfa. Artık XX ve XY oyunları üzerine kurulu değil dünya, bacak arasında yaşayan sülüklerden de değilim artık. Her şey ihtiyacım kadar, biraz ondan, biraz bundan…
Kafamın içinde küstüm otu çıkmış, çiçek açmaya hazırlanıyor…
Bir küstüm otu, ve üstünde dolanan ufak karıncalar…
Çok güzel bir kız vardır hani, taparsınız, yeminler edersiniz. Oysa bilmezsiniz ki bir gülümsemesine bakar iş, gülümsemesi ve dişlerindeki tele…
Hani demişlerdi ya, hoş ve iyi kişiler hep kötülerin elinde olmalı diye ya da biz öyle mi değerlendirmek istedik insanları; karışık…
Düşünemiyorum, yardım eder misin?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Ben hayat oynayamıyorum…
Oynayacak olsam ebeleniyorum çoğu zaman…
Küçük bir çocuk olup kaçıp gitsem büyümekten, çekmesem cefasını bu dünyanın, sarılsam toprağa sımsıkı…
Çekse gövdesine her bahar ağaçlar beni, çiçek olsam bazen, sonra mantar, böcek belki…
Her gün aynı rüyalarla sonucunu göremeden uyanmak, umursamadan tekrar yatağa girip, yorganına sarılarak olamayacakları hayal etmek; güzel, acı fakat mutlu…
Kardeşin, dostun dediğin kişinin bile bazen yamuk yapmasına gülüp geçmek…
Bekle ben geliyorum…
Ve biraz tatil…
3 gün kala…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Şellalle

Yorum Yok

Hayat ilginç…
Bir insan, on beş gün boyunca ileride hatırlamak istediği en ufak bir şeyi not olmak istemez mi? Yoksa hayat o kadar doludur ki sayfalar mı yetmez, bilinmez…
Lakaplı insan korosu ninnileriyle uyumak varken zamana sarılıp, unutulmanın verdiği huzurun koynuna sığınıp, hülyaya dalmak, soluk soluğa sevişmek, çığlık atmak, sıcak ve soğuk!
Arkadaş kazıklarının tadını özleyip, kendini kazıklamak ve mağara adamlarının aldığı haz ile yalnız sevişmek şöminenin başında, bir ayı postu ve hayvansal içgüdülerle birlikte. Islak bir bankı saymassak eğer…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live

Je Te Desire

5 Yorum Var

Kader, pis bir kedi, hırçın bir kaplan…
Hayatımız ince bir ip üzerinde, düş ya da kalk, susma konuş!
Sözcüklerin yetmediği, bazı durumların samutlaştırılamadığı anın kenar süsüyüm. İnce ince oyanmış, iplik iplik düşüyorum gözlerinden yaşlı kadın…
Denizin getirdiği yosun kokusu, pislik ve zarafet; aynı anda, aynı duygularda…

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Uzaklar

Garibim, ilginç, yaşanması kolay olmayan, yalnız insan…
Ben…
Kendime ters düşen işler peşinde hissediyorum kendimi, düşler ve gerçekler dünyasını ayıran büyük duvarın üstünde dans etmek gibi. Biri pembe, olmasını istediğiniz hayat; o ve siz, yağmurlu bir günde, arnavut kaldırımlı bir sokakta, etrafında sinekler uçuşan bir lambanın altında dans etmektesiniz; diğeri ise gri, alacalı, etrafınızdakilerin istediği bir hayat; o ve siz, yağmurlu bir günde, ellerinizde siyah şemsiyelerinizle alışveriş poşetleri işten gelmektesiniz, son dansınızı evliliğinizde etmiş, toplumdan kopamayan küçük bir insansınız, ruhu yalnız ve sıradan…
Benim ‘kraliçe’ ruhlu insanlara ihtiyacım var. Bir kelimesinde tüm anlatmak istediğini anlayabileceğim, kendine özgün ve özü kimse tarafından kirletilemeyecek. Bir sorun, hayal diyarından bu dünyaya yanlışlıkla düşmüş çok az insancık var. Şans ve şansızlık, gerçekleri yaşamak zorunda mıyım?

  • RSS
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Live
Wordpress'in Gücü Adına Web Design by SRS Solutions ©2010 FxDev | ße Different Everytime! Design by SRS Solutions