Hayatımın ilginç anları say say bitmiyor bunu tekrar anlamış bulunmaktayım. Bazen yalnız sokaklarda yürürken geçmişte yaptığım onca aptal şeye bakıp da gülmemek elde bile değil. O kadar ki bazen durup, gülüp, tekrar yürüyorum. Görenler bu deli diyordur o da ayrı…
Ayrıca herkes soruyordu ‘kim bunlar, kim bunlar’ diye, işte onlar şu yanda gördüğünüz gruptu…
Geçenlerde düşünüyordum da insan hayatı ‘saçmalıklar’ üzerine o kadar da net bir biçimde kurulmuş ki…
Bir kaç ay önce ‘beni kırma cesaretini gösteremediğin için seninle çıkmam’ diyen kızla dost olma yollarına girmiş, ‘herkes sevgilim olmak zorunda değil ya’ deyip bir özür nihayetinde ona büyük bir grubun konserinde eşlik etmek, en azından onun, orada mutlu olduğunu görmek istemeştim. Konsere gittim, bir güzel eğlendim. Aradan bir ay sonra aşağıdaki konuşmaya şahit oldum;
-Aslında seni oraya başımızda durasın diye çağırmıştık…
-Gerçekten mi?
-Evet, falanca ne kadar da safsın!
Uzun konuşmaların sonunda…
-Dedim ya beni kırma cesaretini gösteremediğin için seninle dost olamıyoruz…
-Bu sefer harbi höh!!
Dediğim gibi artık olanları yorumlamaktan öteye geçmemeye çalışıyorum. Bugün var yarın yok dostluklarla da işim olmadığını düşünüyorum. Dün sizin peşinizden koşan, oraya gidelim mi buraya gidelim mi diyen kişi bugün sizi başından defediyorsa bir sorun vardır demektir. Bu sorun belki kendi içimdedir, belki de insanlardadır orasını bilemiyorum…
İnsanların yalanların arkasından ateş etmelerine alışık değildim ama alıştırıyorlar işte. Bir de cesaretleri olsa, inan dünya kocaman bir yer olacak kuzum…
Hadi öptüm…
26 Eylül’de gelişen olaylar üzerine…
Bu yazı toplamda 280 kez okunmuş...
jādз
sĸųĹĹcāη