"FxDev" tarafından yazılmış yazıları görüntülüyorsunuz

Mikroelektronik-II Tasarım Projesi

369 Kişi Okumuş.. 4 Yorum Var

Bu sene Mutlu Boztepe tarafından verilen Mikroelektronik-II dersi kapsamı içinde bizden dersin de konularını içeren, 3 kanal girişli, vumetre ve bas-tiz ayarlama devresine sahip olan 5Wrms AB sınıfı mono amplifier tasarımın yapılması istendi. Proje tasarımı için bizden istenenler şöyleydi;
• THD (Total Harmonic Distortion) < %0.5 olacak,
• 4Ω yük için en az 5Wrms çıkış gücü üretecek,
• Sensivitesi 100mV'tan küçük,
• Bant genişliği 20Hz-20kHz arasında,
• Giriş Empedansı 10kΩ'dan yüksek olan,
• 3 kanal, 20db bas ve tize sahip, her kanalın sesi farklı ayarlanabilen mikser ve
• En az 8 ledli bir Vu-Metre tasarımı yapılacaktır. okumaya devam edin…

One Wire LCD

583 Kişi Okumuş.. 4 Yorum Var

Mühendislik, bence, yeni bir şeyler keşfetmek, yaratmak, hiç olmadı eski sistemlerle cinlikler oluşturmak demek.
Geçen haftalarda bu sitede gördüğüm tek pin ile LCD uygulaması da bunlardan biri.
Ne zamandır LCD’lerle haşır neşir olmuştum, 3 kablo ile 74HC595 kullanarak sürmüştüm fakat tek kablo mu?
İşte bunun nasıl olacağını düşünedururken o site gözüme çarptı. Hemde tüm elektronikçilerin bildiği bir sabiti kullanarak yapılmıştı; T=RC.
T=RC, sonucu saniye olan, ilk önce fizik II dersinde bizlere gösterilen, daha sonrasında ise devre analizi, mikroelektronik, sinyal gibi bir çok dersin içinde yer almış bir sabit.
Kapasitör förmülünde R direnci üzerinden dolan C büyüklüğünde kapasitörün üzerindeki gerilim şu formülle değişecektir: Vc(T)=V[1-exp(-t/RC)]. Buradan da görüleceği üzere t sonsuza gittiğinde kapasitörün üzerindeki gerilim en sonunda beslemeye eşit olacaktır. Bu doluma ait grafiği ise yukarıda görebilirsiniz. okumaya devam edin…

Kaptanın AVR Defteri: SPI

616 Kişi Okumuş.. 1 Yorum Var

Geçen hafta tam finaller arifesinde başladığım AVR macerama bugün ufak bir uygulama ile devam ettim.
Bence herhangi bir aracı biliyorum, kullanıyorum demek için hazır kopyala, yapıştırdan ziyade, inceliklerini bilmek şart. Aynı bilgisayar biliyorum demek gibi; biliyorsun tamam ama daha hayatında ctrl+alt+del’e basmamışsın neye hikmetse.
Onun için bugün, biraz da geçen haftadaki sınavlarımın beklediğimden iyi geçmesinden dolayı, açtım Atmega16′nın datasheetini ve en azından SPI’yı bir öğreneyim dedim.
Önceki yazımda belirttiğim gibi AVR’nin datasheetleri muhteşem. Bir birimin nasıl kullanacağını enine boyuna anlatmak ile kalmıyor, kütüphaneyi hazır vererek, kullanmasını bileni büyük bir yükten kurtarıyor. Yalnız benim hazırcılıktan nefret ettiğimi bilenler hemen ne oluyoruz demesinler. AVR, kütüphaneleri sadece örnek olarak veriyor, bazı ince ayarları yine sizin register değerlerine bakıp, ona göre ayarlamanız gerekiyor. okumaya devam edin…

Tarih Öncesine Bir Yolculuk: ABEL ve PAL

304 Kişi Okumuş.. Yorum Yok

1978 yılının Mart ayında, daha Xilinx FPGA’i keşfetmemişken, tüm elektronik kartlar AND veya OR kapıları ile tasarlanıyorken Monolithic Memories piyasada döneminde çığır açan yeni programlanabilir yapısını görücüye çıkardı: PAL.
PAL, Programmable Array Logic yani programlanabilir mantık dizisi, içerisinde bugünkü FPGA’lerin mantığına benzeyen yüzlerce mantık kapısı bulunduruyordu ve kullanıcı istediği işlemi yazarak 50-60 tane entegrenin yaptığı işi tek bir entegreyle artık yapabiliyordu. Programlamanın yapılacağı en etkin derleyici ise C++’ın babası olan Walter Bright tarafından 1988 yılında yazılmıştı. Bundan sonra ise piyasa mikrodenetleyiciler gelişip, Xilinx FPGA’i duyuruncaya kadar PAL ve onun kardeşi GAL’in kölesi haline gelecekti.
Durup şöyle bir baktığımızda bile insan nereden nereye diyor açıkçası. Üniversitenin ilk yılında mantık dersi kapsamında hem ABEL dilini görmüş hem de PAL programlamıştım. Üzerinde bulunan ufak penceresine güneş ışığı tutup ayrıca rahatça da silmiştim. okumaya devam edin…

AVR’ye Merhaba

684 Kişi Okumuş.. 9 Yorum Var

Final sınavları başlayınca insana nereden geldiğini bilmediğim bir sıkıntı basıyor.
Geçen senelerde bu sıkıntı anlarında sitemi düzenler ya da photoshop ile header tasarladım fakat bu dönem bir değişiklik yapıp, başka tür bir mikrodenetleyiciye giriş yapmak istedim.
8051 ile başlayan mikrodenetleyici maceram, PIC ile ilerlemiş fakat nedense hiç bir zaman Atmel’in ürettiği AVR’ye bulaşmamıştım. Hemen bu eksiğimi gidermek, en azından ben buna el attım demek için kolları sıvadım.
Öncelikle PIC’ten AVR’ye geçiş yapacaklar için söylemem gereken birinci şey şu: AVR için gerekli derleyiciler bedava! okumaya devam edin…

Oradan Buradan

305 Kişi Okumuş.. Yorum Yok

Meslek seçiminizi elektronik olarak belirlemişseniz kesinlikle öğrenmeniz gereken şeylerden biri program yazmaktır.
Bu yazma işlevini çok ya da az kullanırsınız o size kalmış, fakat eninde sonunda bir satırdan sonra ‘;’ koyacaksınızdır.
Bir programcının ana dili C’dir. C, aynı bir suya benzer. İsterseniz siz bu su ile kola, kahve ya da gazoz yapıp, onu kullanın fakat ne olursa olsun her programcı C’yi ucundan, köşesinden bilir, bilmelidir.
Bizlere üniversite birinci sınıfın, ikinci yarısında öğretilen bu dili başta anlamak çok zor olsa da, mantığını oturttuktan sonra, oldukça kolaylaştığını, tüm C severler bilecektir.
C dili ile uğraşanların çoğu, fonksiyon çağırma, diziler ve çok az da olsa pointer’lar ile uğraşırlar. Tüm bu işlemlerin kullanılabileceği, en çok sorulan program ise girilen sayıyı sıralayan programdır. okumaya devam edin…

Bir Klasik: Kayan Yazı

553 Kişi Okumuş.. 4 Yorum Var

Bir elektronikçinin er ya da elinden geçen bir yazı yazma kalemidir dot matrixler.
Bu dot matrixler de bir araya gelerek biz elektronikçilerin yazı yazacak tahtalarını oluşturur. Hani o ünlü borsa yazıları vardır ya, filmlerde falan görürsünüz, hızlıca kayarlar, önemli haberleri falan iletirler. İşte onları oluşturan en küçük yapı taşı dot matrix’ler, onların en küçük yapı birimi de ledlerdir. Burada daha da derine inmeye gerek yok sanırım.
Bu sene ufak bir proje aldım, daha önce PIC kitabımda çok ufak bir örnek yapmıştım dot matrixlerle kayan yazı kısmında, fakat böyle yarı profesyonel bir işle uğraşmamıştım hiç. Benim için güzel bir deneyim oldu.
Öncelikle elime geçen ilk kodlar bana oldukça karmaşık ve anlaşılması zor geldi. Her zaman kodları ileriye dönük yazdığım ve pek hazır kullanmayı sevmediğimden (hazır kullansam da anlamak isterim) oturup kodları kendim yazmaya başladım. Bu benim yaklaşık bir 3-4 saatimi aldı. Ama programlamayı seviyorsanız genelde bu işler böyledir, ufak bir sorun çıkar ve çözünceye kadar bakmışsınız 3 gün geçivermiş. Tabi bu iş zorunluluk halinde yapılıyorsa, benim bu sene olasılık dersinde çektiğim işkencenin bir benzerini karşı taraf çekecektir eminim. okumaya devam edin…

Soru Sorma Sanatı

299 Kişi Okumuş.. 4 Yorum Var

Aslında başlık her şeyi açıklasa da birazcık değinmek istiyorum.
Türk insanı olarak, genlerimize ya da başka bir yerimize mi işlemiş bilmiyorum ama hazırcılık ve tembellik hastalığına doğuştan sahibiz. Bunun yanına bir de yüzsüzlük eklenince demeyin gitsin.
Öncelikle şunu söylemek isterim: herkes her şeyi bilemez, bilmek zorunda değil, zaten bu mümkün de gözükmemekte; ayrıca her insanda az ya da çok bulunan ve bizleri hayvanlardan ayıran ‘bir şeyi öğrenebilme ve geliştirebilme’ özelliğine sahip olduğumuzu da düşünüyorum. Öyleyse benim takıldığım konu ne?
Sinirlendiğim konu soru sorma adabından, iletişim problemlerinden kaynaklanmakta. okumaya devam edin…

Garip Bir Arıza Haftası

307 Kişi Okumuş.. 4 Yorum Var

Genelde elektronik aletlerle aram hep iyidir. Aldığım aletler genelde bozulmazlar, en çok miladını doldurup çöpe atılırlar.
Arkadaşlarım dizüstü bilgisayarlarını, telefonlarını servislerden çıkaramazlarken ben adı sanı duyulmamış markaların aletlerini senelerce kullanırım. Ufak bozuklukları ise servise göndermeden ben hallederim.
Yalnız bu hafta o kadar çok sorun yaşadım ki, sanki tüm arızalar birlik olup bu haftayı özellikle seçmişler.
İlk sorunum telefonum Nokia N79‘da başıma geldi. Gece telefonumu masanın üstüne sorunsuz koymuştum ki sabah kalktığımda ekranım aşağıdaki şekildeydi (resimlere ayrı ayrı tıkladığınızda büyüyecektir).

Aldığım günden beri memnun olduğum, öve öve bitiremediğim telefonumun bunu bana yapmasından pek hoşlanmadım açıkçası. okumaya devam edin…

Bir Oyuncak Olarak LCD

531 Kişi Okumuş.. Yorum Yok

Biz elektronikçiler, elektronik devrede ne olup bittiğini anlamak, elektronikten pek anlamayan insanlara tasarladığımız dizaynın çıkış ya da giriş verilerini göstermek için genellikle LCD kullanırız. Aşağıda örnek bir LCD çıktısı görebilirsiniz.
LCD nedir, ne değildir, nasıl çalışır bunu wikipedia‘dan araştırabileceğiniz gibi Hi-Tech Pic Programlama Kitabımı indirerek de kullanımı hakkında bilgi ve örneklere ulaşabilirsiniz.
Ben ise bu yazıda klasik LCD örnekleri vermektense ilginç sayılabilecek bir kaç LCD uygulamamı sizlerle paylaşmak istedim. okumaya devam edin…